ne zaman yüzümü
yurduma çevirip gidecek olsam
“hoş geldin gönlüme
serinlik veren ayrılık”
diyordun.
ey,
gecelerini
dilber koynu için duayla
geçiren!
gölgeyle bile
kadem kadem olmaya yüreğin mi var?
dilerim
meclis-i nisyanına değmez âvâz-ı dil-şâd-ı yâr
yüzüne isler sürmek için
geceyi bekleyen çocuk,
yüzünü durdur ve kabul et;
hep yaratan hep güzeldir,
yaratıldın hep güzeldin;
güzel sevmedin
güzeli sevdin.
dilerim
meclis-i zulumatından geçmez bûy-ı zülf-i yâr
senin kalbinin malzemesinde
ne çok eksik var.
rabbine yeni çağ hevesi için değil
eksik malzemeyi bulmak için yalvar.
gün doğacaktır
yüzündeki isleri nidelim aman
başını göğsüme koy
yüzünü avucumda sakla
yurduma gidelim aman
“ne dedik sana, ne ettik ey dil-âzâr?”
terk edene düşer mi bu nazlar?
bana ne kavgan ne şiirin
ne kalpten gelen sıcak bir sevdan var
dilerim
eksik olmaz meclisinde eş‘âr-ı dil-şikâr.
ey,
yüzüne isler sürmek için
geceyi bekleyen çocuk,
benim yüzümde yurdumun gölgesi,
senin yüzünde isleri geçen
bir aydınlık
dilerim
yurduma düşer yolun. olarak; esîr-i ‘aşk-ı bî-karâr…
M. Ertuğrul
