Hatırla… hayâlinle yeşermişti bu bostan
Solgundu güneş, üstelik aylardan ekimdi
Sağ çıkmayanım ben kara bahtımca lodostan
Göğsümde limansın dediğim Mâhperi kimdi?
Yollar yürüdüm Zor Dağı’nın dar geçitinde
Uçtum göçe zorlanmış o kuşlarla berâber
Savrulduğum engin denizin bağrı çetin de
Aşkın yolu dâim bu yokuşlarla berâber
Bazen diyorum silsek o hoş günleri düşten
Dönsek… bana ilk güldüğün ilk şarkıya dönsek
-Ki buncası yangınlarımız hep o gülüşten-
Sen zevc’ine ben zevceme musmutlu görünsek
Ülkem, anayurdum, vatanım, memleketimsin
Gel gör ki sefil sürgününüm şimdi ömürlük
İç gömleğimin iç cebisin, ruh ceketimsin
Sen hür yaşa, bir tek sana mahsustu bu hürlük
Elbet sana Tenhâ bana Münhâ diyecekler
Kuytumda yerin öyle geniş öyle derindir
Yazsam da yalıncak, yine “ihfâ” diyecekler
Sen anla yeter, sonrası ağyar-ı enîndir.
Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün
Oğuzhan Âsım GÜNEŞ
