LATEST POST

FEATURE

Herkes Kendi Hayatı Binasının Mimarıdır

Takvim
605 views 10 secs

Herkes kendi hayatı binasının mimarıdır. Faraza sen yaptığın bir yapıyı, fena malzeme kullanarak, çürük ve hesapsız yaparsan, yaptığın binâ yıkılır, neticede seni mes’ûl ederler. İnsanların buldukları ferah, keder, cennet, cehennem, iyilik ve fenalık da hayat binasını iyi veya fena kurmuş olduklarındandır. Erdiğimiz neticenin mesûliyeti başkalarının değil, kendimizindir. Eğer biz vücûdumuz binasını çürük ahlâklar ve kötülüklerle […]

FEATURE

Burada Gömülüdür

Şiir
79 views 2 mins

Görünce,Ayaklarıma kara sular indirmek istiyorumGüneşle arama siper olanO bizim dağları… Başımı eteklerine yaslarkenAyaklarımı bayrak gibi dikmek tepesineBurdayım, burdaydım diyebilmekTüm dirilerimize… Bir temmuz sıcağındaGel demesine fırsat varkenBeklemeden o davetiGitmek, çıkmak ve sokulmakDağa karşı dağa! Eşkıyalık desen yok,Ne Dadaloğluyum ne çobanoğlu,Ne keşişoğlu ne de aşıkoğluBu çekim nereden?Ruhum, toprağını dağlardan mı aşırdı? Bir hikayem olsun isterdimEsenliğimiz, şehitlerimiz gibiHangi […]

FEATURE

Pasyondan Eğlenceye: Mizahın Sınırı

Deneme
87 views 15 mins

“İstirahat, gevşeme, kafa dinleme, eğlence, belki de “ihtiyaç”tır: Ama kendilerinde, bu etkinliklerin zaman tüketimi olan kendine özgü talebini tanımlamazlar. Boş zaman belki de onu doldurmak için yapılan tüm oyuncul etkinliklerdir, ama öncelikle zamanını kaybetme özgürlüğü, gerekirse onu “öldürme”, saf kayıp olarak harcama özgürlüğüdür.”(Baudrillard, Tüketim Toplumu, Ayrıntı s,198.) Passion, Hristiyanlıkta Hz. İsa’nın çektiği çileyi tanımlayan katlanmak […]

FEATURE

Taş*

Şiir
164 views 31 secs

tanıkları yok ettimanlatacak neyim kaldı hiç rastlamadım aynadasitemi yaşatan gülüşüme değişen tek ayet insanucunu açık bıraktı Tanrı çaresizce alıştıminsanın boz rengine ummanlar yaratıldıHavva’yı kaybeden Adem’e bana bir göz verildiyaşadığım taş evde ey göz şaşırt benihep gördüğün taş ile Yakuphan Ustaoğlu

FEATURE

Anneme

Şiir
213 views 55 secs

Yüzüne yollar çizer zaman,sen gökyüzü gibi gencecik…Fistanlar giyer, güller serersin;sesin umudu taşır gönlüme,sesin hep gencecik. Isınır içim koklayınca ellerini;öyle mübarek ki ellerin,değil toprak, değil çiçek;sanki göklerden gelmiş gibi. Yükümü karnından almışlar senin,yükü sırtındadır ömrümün.İşte yüzünde şükre sebep gülücük,işte göğe açılmış ellerin… Ben güzelliği senden tanıdım;güzellik merhametmiş, bildim.Allah’ı sevdim, Peygamber’i…Güzeli,mis kokan ellerinden bildim. Yakuphan Ustaoğlu

FEATURE

Ahir Kaya

Öykü
154 views 8 mins

Duyduğu son kavram tüm haber kanallarının, radyoların son dakika olarak verdiği “uzay fırtınasıydı.” Bu haberden kısa bir süre sonra tüm bağlantılar kesilmiş, sinyaller kopmuş, elektriğin icat olunmadığı devirlere dönülmüştü. Akülerindeki enerji de tükenmek üzereydi. Köydeki kalabalık o haberi hiç duymamış gibi depolarında kalan son yakıtla başka bir yerlere göç etmeye ziyadesiyle buradan çıkmaya çalışıyor, bu […]

FEATURE

Semeki Ber-Kenâr’ın Çukurı Çeşminden Cihâna Nazar

Deneme
319 views 13 mins

Gölün nutku tutulup derûnundakileri istiğrâk ile dışarı kustuğu bir lahza. Sâhilin sükûtu tâlim ettiği bir semek (balık). Zebânı damağına yapışmış bedbaht hayvan; evvelâ med-ü cezirlerin üzerine fırlattığı katrelerle iğfâl olup, hâlâ hayatta olduğuna dâir nefsini kandırır. Vaktâ ki güneş, bir cellâd-ı bî-aman gibi cildini tahrîk ve iştial eylemeye başlar, işte o dem sekerâtın pençesine düşer. […]

FEATURE

Sütçü, Overlokçu ve Dergici

Deneme
289 views 12 mins

Bir neslin üyesi olmanın farkındalığını hissederek sesimizi duyurmak için ne yapmamız gerektiğini düşündüğümüzde benzer cevaplara ulaşırız. Hayaller, hedefler, planlar, hücumlar, yükselişler ve tepetaklak oluşlar, meydan okumalar vesaireler ve dergi. Her yazımız tecrübe ve yaşantılarımızın kırıntılarını birleştirme çabasına yöneliktir. Rimbaud göre şair kahin olmalıdır. Yani duyularının düzenini, bilinçli bir şekilde bozup tekrar kuran alışılmış algıların yıkıcı […]

FEATURE

Durup Düşündüğümüzde Zararın Neresinden Döneriz?

Deneme
363 views 9 mins

Bizlere birtakım şeylerin mikrofonla, kürsüyle yahut otobüsün tepesinden ulusa seslenen insanların eliyle değişebileceğini dayatan düşünce biçiminden münezzeh olmanın huzursuzluğu, ne büyük bir övünç vesilesi. Bir kitle aparatı olmak haysiyetimizi gıdıklamıyorsa, erdemden söz edemeyiz. Tekamül ferdîdir. İçsel derinleşme belirli bir irtifaya yükselmedikçe, dışarıya doğru atılan her adım, insanlarla kurulan her ünsiyet, nesnelere ve hadiselere karşı takınan […]