LATEST POST
Herkes Kendi Hayatı Binasının Mimarıdır
Herkes kendi hayatı binasının mimarıdır. Faraza sen yaptığın bir yapıyı, fena malzeme kullanarak, çürük ve hesapsız yaparsan, yaptığın binâ yıkılır, neticede seni mes’ûl ederler. İnsanların buldukları ferah, keder, cennet, cehennem, iyilik ve fenalık da hayat binasını iyi veya fena kurmuş olduklarındandır. Erdiğimiz neticenin mesûliyeti başkalarının değil, kendimizindir. Eğer biz vücûdumuz binasını çürük ahlâklar ve kötülüklerle […]
Hakikatin Negatifi
“Eskiden, yani deyim yerindeyse “gerçek dünyada” yaşanırken Barthes fotoğrafın kesinlikle var olan bir şeyin kesinlikle yokluğuna tanıklık eden bir imge olduğunu söylüyordu. Sayısal fotoğraf ise henüz olup bitmemiş ancak yokluğu hiçbir anlam ifade etmeyen şeyi anında/gerçek zaman dilimi içinde gösteren bir imgedir.” Jean Baudrillard, Neden Her Şey Hâlâ Yok Olup Gitmedi? Uzun zamandır şehirde hiçbir […]
Okurla Baş başa: Film Söyleşisi
Film: Elveda Dost (2003) 1- Siyasi ve dinî bağlamıyla birlikte filmin konusunu anlatabilir misiniz? 2003 yapımı bir Behzad Behzadpour filmidir. Diğer birçok İran filminde olduğu gibi İran-Irak savaşının etkilerini gördüğümüz bu filmin konusu şehadettir, bilhassa Bakara suresinin 154. ayeti işlenmiştir:“Allah yolunda öldürülenler için ‘ölüler’ demeyin. Hayır, onlar diridirler fakat siz bilemezsiniz.”Birbirinden bağımsız üç hikâyeden oluşuyor […]
Vatanın Şiiri, Şiirin Vatanı
Ayet olmasaydı da inanırdım topraktan geldiğimize. Ayet söyler, şiir şerh eder. Hacı Bayram Veli, Ankara’ya varınca “ben dahi yaratılır oldum taş u toprak aresinde” derken boşuna sarf etmemiştir bu lafları. Bak şu Ankara’nın taşına! Başa düşünce hikmet, gönülle hemdem olunca iman dolu yürek oluveriyor, fazla hemhal olunca da taş kalpli oluveriyorsun. Şiir, toprağı vatan haline […]
Burada Gömülüdür
Görünce,Ayaklarıma kara sular indirmek istiyorumGüneşle arama siper olanO bizim dağları… Başımı eteklerine yaslarkenAyaklarımı bayrak gibi dikmek tepesineBurdayım, burdaydım diyebilmekTüm dirilerimize… Bir temmuz sıcağındaGel demesine fırsat varkenBeklemeden o davetiGitmek, çıkmak ve sokulmakDağa karşı dağa! Eşkıyalık desen yok,Ne Dadaloğluyum ne çobanoğlu,Ne keşişoğlu ne de aşıkoğluBu çekim nereden?Ruhum, toprağını dağlardan mı aşırdı? Bir hikayem olsun isterdimEsenliğimiz, şehitlerimiz gibiHangi […]
Pasyondan Eğlenceye: Mizahın Sınırı
“İstirahat, gevşeme, kafa dinleme, eğlence, belki de “ihtiyaç”tır: Ama kendilerinde, bu etkinliklerin zaman tüketimi olan kendine özgü talebini tanımlamazlar. Boş zaman belki de onu doldurmak için yapılan tüm oyuncul etkinliklerdir, ama öncelikle zamanını kaybetme özgürlüğü, gerekirse onu “öldürme”, saf kayıp olarak harcama özgürlüğüdür.”(Baudrillard, Tüketim Toplumu, Ayrıntı s,198.) Passion, Hristiyanlıkta Hz. İsa’nın çektiği çileyi tanımlayan katlanmak […]
Ahir Kaya
Duyduğu son kavram tüm haber kanallarının, radyoların son dakika olarak verdiği “uzay fırtınasıydı.” Bu haberden kısa bir süre sonra tüm bağlantılar kesilmiş, sinyaller kopmuş, elektriğin icat olunmadığı devirlere dönülmüştü. Akülerindeki enerji de tükenmek üzereydi. Köydeki kalabalık o haberi hiç duymamış gibi depolarında kalan son yakıtla başka bir yerlere göç etmeye ziyadesiyle buradan çıkmaya çalışıyor, bu […]
Semeki Ber-Kenâr’ın Çukurı Çeşminden Cihâna Nazar
Gölün nutku tutulup derûnundakileri istiğrâk ile dışarı kustuğu bir lahza. Sâhilin sükûtu tâlim ettiği bir semek (balık). Zebânı damağına yapışmış bedbaht hayvan; evvelâ med-ü cezirlerin üzerine fırlattığı katrelerle iğfâl olup, hâlâ hayatta olduğuna dâir nefsini kandırır. Vaktâ ki güneş, bir cellâd-ı bî-aman gibi cildini tahrîk ve iştial eylemeye başlar, işte o dem sekerâtın pençesine düşer. […]
