Öne Çıkan YazılarSon Yazılanlar
Mevlana İdris Zengin’in aziz hatırasına…
Eşek, artık hayatın anlamını aramıyordu. Kuşların teleğinden oluşan bir kanada ihtiyacı da yoktu. Sırtına monte edilmiş şarj olmasını beklediği bir jeti vardı. Ara sıra geniş ovaları, yüksek dağları, derin uçurumları, sonsuz denizleri, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen çölleri özlediği oluyordu. Sahip olduğunu düşündüğü özgürlük sayesinde bu özlemini bastırıyordu. Eşek yeryüzünde olduğu gibi hamallık görevini sürdürüyordu ancak bu sefer taşıyabileceğinin ötesinde ağır yükler taşımıyor aksine oldukça hafif veriler taşıyordu. Sanki masalların o masum eşeği gitmiş yerine post-dijital çağın ikonik bir figürü gelmişti.
Bir varmış.
İnce Sevgilim
Ayna
Uçuk Kaçık Heyula
Adak
Duamız
ŞiirKöşesi
kanı kabuğunda seğiren,
bedeninden tard edilmiş bir yürek olarak
indim sana dünyadan.
sana vatan dedim,
et yapıştı toprağına..
kuş kaçıran pervazımla,
kurumayan canımla,
kervanlar menzili yutağımla,
indim sana.
belki çıplak bir yarayım,
belki bordo bir gül,
belki sardunya…
ismim sorulmaz biliyorum;
al gözlerimi götür O’na..
TakvimNotları
Marifetullah
DüşünceYazıları
Uçan Eşek 4.0
İnce Sevgilim
Ayna
Uçuk Kaçık Heyula
Papa 14. Leo’ya Açık Mektup
Adak
Tüm Kategoriler







