AnneGözümün nûru olanım söyleNeden karanlık bakıyor insanlar aydınlığımaHani sen pırıl pırıl bir ay ışığısın yaO yüzden senin olmuyor bir türlü bu dünya AnnemSeninleyim bir tanemNeden öğrendik bu kadar susmayıDenilir ki yavrumSen konuşunca şairler bırakmışlar yazmayıRahle gibi açmış hepsi huzurunda kalbiniYürekten söylemeyi öğrenebilmek için Yeryüzü kabuğun yeridir gökyüzü iç’inYeryüzünde susayın denilmiş gökyüzünde içinYeryüzü sabrın ve tevbenin […]
Lafımın uzunluğu dilimin varmayışındanBatırıp çıkardım göğsüme kelimeleriYüreğin öğretildi yüreğime Sesim kısık değil anlamış haldeyim yalnızcaHep aynı dalgınlık bu benden önce ve sonraDünya imiş meğer dedikleri Gerçek sanma dünyayı bizim kadarGerçek sanma ahirete düşen gölgemiz kadarEtlerim siliniyor sadece zamanlaGerçeğim yoksa ben bileEzberlediğim dualar kadar Üzülmene gücüm yokArtık bir anlatım bozukluğuyum rüzgara karşıKanacaksak göğe kanmalıyız yeryüzü şaşı […]
.. Bu yamalı halimleSüslenecek ne kaldıAllâh demekten başkaSöyleyecek ne kaldı Var olmayı denedimOlmayı çok diledimMevlâ büyüktür dedimOlmayacak ne kaldı Doldur hâfî gönle hasAğzı dua avcu tasÂh okuduk ihtisasDuymayacak ne kaldı | hâfî
Anlamamayı anlıyorum, anlamayı ise yaşıyorum. Ne var ki insan bazen yaşadığı şeyi sonradan anlar. Zihnimin varlığını sadece isim olarak kalbimden ayırt edebiliyorum. İnsanların sıralı sözlerle çizdiği resme ayak uydurmak için mahsustan yavaş ilerliyorum. Nerede olduğumun artık tereddüt edilecek bir gizemi kalmadı. Önemli olanın daima bir başka önemli şey olduğunun bilinci hayatın doğal seyrinde adet yerini […]
Hangi türe ait olduğunu anlamadığım bir yazının başlığıyım. Suyun akışını içimde istiyorum ki olması gerektiği gibi hissedelim. Halâ akıyor olmanın iyi hissettiren bir yanı var. Bağlamlar her şeyi birbirine ulayan minik düğümler olarak anlamaya değer bir şeyler olduğu hissini vermekte. Şayet kendimizi bulmak için değilse aidiyet duyduğumuz hudutlar, dışarıdan bakanların anlamasını sağlama çabasıyla teşekkül etmek […]
Sudaki umut.. Çocuklar kadar saftır umut dalgalar kadar sivriUzun süren karanlıklar nihayetUfuktaki nokta halinde bir gemiyle delindiHaklı ve insan olanların azınlıkta kalışıKurtuluş haberinin denizlerden yükselişiDaha evvel Nûh’tu taşıyan böyle bir dirilişiFilistin kadar inançlı şehîdler kadar diri Sumud’un filosunda silahsız onlarca gemiBoşa çıkardı silahlı kuvvetleriKuvveti olanların gidemediği yerlere varanAltı üstü bir gemidir MikenoMüjdeler olsun Gazze’nin karasularına […]
Ağlayarak soyunurmuş insanoğlu kendindenSoyundum geriye bir ben kalmadımİzlemeyi bıraktım aynalarda putumuKopartıldı dalımdan hiç bitmemiş çiçeğimDikenine bile doymadım Geçmediğim bir geçmişe gitmiştim o rüyadaİçimde hazret-i hüzünle yan yanaÇare yoktu seyrettim olanlarıRuhumuzda belagat nefsimizde retorikKırılırmış kanat yazıldıysa kırılacağı Yeryüzü artık yeni ölmüş dev bir hayvanBu çimenler de tüyleriben kendimin mezar yeriyimYüreğim cılk yara bin hürmet içindeYara hep […]
Mef’ûl-ü Mefâîl-ü Mefâîl-ü Feûlün Duydum ki gönül mâbedi dillendi, nasılsın?Minberde muhabbet sesi ünlendi, nasılsın? Biz kubbeyi ters tuttuk avuçlarla duadaÂh çekti müezzin bile içlendi, nasılsın? Gözlerde süzülmüş nice yorgun geceler kiBir zerre sükûtun ile demlendi, nasılsın? Madem gümüş olmuş sözün emsal-i pahâsıAltında gözüm yok daha, pullandı, nasılsın? Mümkün mü bırakmak yalın ücrâya vefâyıBir mümtaz ağaçtır […]
Mef’ûl-ü Mefâîl-ü Mefâîl-ü Feûlün ben yıktım efendim beni imâra gücüm yokGöğsümde yanan sayfayı ihbâra gücüm yok Ondan çekilir perdesi lîsana sükûtunOndan sökülür sözlerim inkâra gücüm yok Bir gizli sızım var bunu Mevlâm bilir ancakŞekvâyı da teskîni de ikrâra gücüm yok Çoktan niyet etmiş gönül imsâk-ı seherdeMaksûda vakit dolmadan iftâra gücüm yok Mes’ûl-ü mesâilde mesâîl-ü mesûlümAllâh’a […]
Kimliğini ve tarihini İslâm’la kazanmış olan Türk için, lîsanı olan Türkçe de aynı nitelikleri taşımaktaydı. Tâ ki dil devrimiyle tebarüz eden anlayış, düşünce anlayışımızdan yaşantımıza kadar hayâtiyetimizi sağlayan öz kaynağımız İslâm’la bağımızı koparma için Türklüğümüze (sûî)kast edene kadar. Merhum Lütfi Özaydın, Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez isimli eserinde bu söylemin altını dolduran nitelikli, besleyici ve ufuk […]
