kanı kabuğunda seğiren,bedeninden tard edilmiş bir yürek olarakindim sana dünyadan.sana vatan dedim,et yapıştı toprağına.. kuş kaçıran pervazımla,kurumayan canımla,kervanlar menzili yutağımla,indim sana.belki çıplak bir yarayım,belki bordo bir gül,belki sardunya…ismim sorulmaz biliyorum;al gözlerimi götür O’na.. erit bağrında başımı,gövdem gidip dolanabilir yazgıyı,kırık desem değilim artık,gözden dökülene sen tohum dedin,anladım bölündükçe çoğalan bir çiçeğim.beni kendinden savurma,çünkü senden gayrısıkökümü çiğner […]
Kelimelerin ağırlığını bilmezdim. Ve insanın kendisi ile konuşurken kelimelerin bu kadar yavaşladığını… Sırtıma binen huzursuzlukları, zor günlerin sancısını, hatta izi hâlâ duran yaraların bile acısını unuttum. Ama kelimeleri unutamıyorum… Kelimelerini unutamıyorum. Madem her şeyden geriye kelimeler kalıyor, özümü bulandıran sesleri de berraklaştıran sesleri de aramak şimdiden sonra en şiddetli kararım. Bir kasım günü. Güneş batmak […]
ne zaman yüzümüyurduma çevirip gidecek olsam“hoş geldin gönlümeserinlik veren ayrılık”diyordun. ey, gecelerinidilber koynu için duaylageçiren!gölgeyle bilekadem kadem olmaya yüreğin mi var? dilerimmeclis-i nisyanına değmez âvâz-ı dil-şâd-ı yâr yüzüne isler sürmek içingeceyi bekleyen çocuk,yüzünü durdur ve kabul et;hep yaratan hep güzeldir,yaratıldın hep güzeldin;güzel sevmedingüzeli sevdin. dilerimmeclis-i zulumatından geçmez bûy-ı zülf-i yâr senin kalbinin malzemesindene çok eksik […]
Acı duyuyorum; hem ruhumda hem bedenimde… Çırpınışlarıma karşılık bulacağım bir liman görmeden, sonsuzluk denizine karışacak bir dalga olmamak için “Sen beni anlıyorsun.” diyerek feryat ediyorum Allah’a. Madem öyle, neden hâlâ acı duyuyorum sevgili şair? Anlaşılmak, Tanrı ve insan için aynı anlama geliyor mu? Buradaki paradoksu çözmemde şair yardımcım olsun isterim.Aslında bu buz dağının içimde çözüldüğünü […]
beni diğerlerinden ayıran bir acım yok. yaratılmış olmak çıkmıyor aklımdan o kadar. fakat işin can sıkan tarafı bundan kaçıyor olmam. işte bu söyleyecek şeylerimi azaltıyor. durup hayatımın konusunu bulamıyorum. konuşacak ve yazacak bir şeyimin olmaması ile bu kaçışın sürekliliği arasında henüz ellerimi bile koyacak yerim olmadı dünyada. bunu bilmek bu kaçıştan kaçmaya kafî değil. keşke […]
