Yüzüne yollar çizer zaman,sen gökyüzü gibi gencecik…Fistanlar giyer, güller serersin;sesin umudu taşır gönlüme,sesin hep gencecik. Isınır içim koklayınca ellerini;öyle mübarek ki ellerin,değil toprak, değil çiçek;sanki göklerden gelmiş gibi. Yükümü karnından almışlar senin,yükü sırtındadır ömrümün.İşte yüzünde şükre sebep gülücük,işte göğe açılmış ellerin… Ben güzelliği senden tanıdım;güzellik merhametmiş, bildim.Allah’ı sevdim, Peygamber’i…Güzeli,mis kokan ellerinden bildim. Yakuphan Ustaoğlu
Minber, imamın hitabını okumak için çıktığı yerin adı. Fakat ben bu yazıda İslam’ı kavramları bir kenara bırakıp olanlar üzerinden konuşmayı daha uygun buluyorum. Çünkü kavramlar Antik Yunan filozofları edasıyla zaman zaman tartışılsa, üzerinden defalarca geçilip, envai çeşit kitaplar yazılmış da olsa maalesef halkın nazarında bir karşılığa hücum etmiyor, değişimin önüne dikilmiş olan çok sesli fikirler […]
mavi göğün altında yeşil kubben içindehatırladım yerimi cennet bahçen içinde gözlerim bölük pörçük göğsümde nefesinbende kalan selamın sessizliğin içinde yaşamak sen kadarmış nurun aşktan tecelligördüğüm en güzel yer geçtiklerin içinde biliyorsun sen beni bir sakarım bir topaldua senden Ey Nebi gül mescidin içinde uyku girsin gözüme sen gel benim düşümebenden beni geçelim senin kavlin içinde […]
“Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi” ama nasıl? Yaşadığımız çağ, insanı, göğe merdivenlerle yaklaştırabildiğine inandırıyor ve merdivenin başına çıkanlar ölümden uzaklaştığını sanarak, göğe yaklaşabildiği zannıyla kibrin doruklarından, ne gönlü coşturan bir manzarayı seyredebiliyor ne rahat bir nefes alabiliyorlar. Aynadaki görülene olan hayranlıkla günden güne körleşip, kendiyle de arasını açıyor. Aslolan yola dönmek isteyenlerse aslına uygun olduğu […]
