Ağlayarak soyunurmuş insanoğlu kendinden
Soyundum geriye bir ben kalmadım
İzlemeyi bıraktım aynalarda putumu
Kopartıldı dalımdan hiç bitmemiş çiçeğim
Dikenine bile doymadım
Geçmediğim bir geçmişe gitmiştim o rüyada
İçimde hazret-i hüzünle yan yana
Çare yoktu seyrettim olanları
Ruhumuzda belagat nefsimizde retorik
Kırılırmış kanat yazıldıysa kırılacağı
Yeryüzü artık yeni ölmüş dev bir hayvan
Bu çimenler de tüyleri
ben kendimin mezar yeriyim
Yüreğim cılk yara bin hürmet içinde
Yara hep tazedir kavlayan benim
Dönüp durdum kalbin yörüngesinde
Kuruyacak olsa yaramı tazeledim
Yara hep tazedir kavlayan benim
Hanidir beni avlayan sebep
İçlenip durduğum can alevim
Altı üstü geçerken şöylece bir bakılan
Yarım yamalak bir uğrak gibi
Yara hep tazedir kavlayan benim
Unutulacak bir şey varsa o da unutmaktır
benim için böyledir bu başkasına başkadır
İçimden bir şey hep bir şeyi tekrar etti
Birkaç parça kırıntıyla can çekişen hayalin
Vadisiydi avuçlarım akarsuyu gözlerim
Herkes döndü evine ben yuva bildim nöbeti
Diyebilsem derdim ki
Yandıktan sonra her şey aynı renk olur
Gece Ay’la dirilmeyen her şey aynı renk olur
Azalan şey çok yer kaplar
Sancı bitmez dönüşür ve yeniden doğar
Bazı günler yarının hatrına yürünür
Bakanlar bana çoğu kez bensiz bakarlar
Diyebilsem derdim
Yüzümüzde tebessümün kasesi
Birbirini içen gönül kasesi
Gülmek dedikleri şey kanlı canlı kintsugi1
Ne söylesem az kalır söylenmeyen çoktur
Kalbimiz artık cesedinden soyunmuştur
Öyle çoksun ki
Parmağımdaki gümüşün alnında hîç yazılı
Yüzük değil bu bir çeşit yara bandı
Gelinliğin anlamını evlenince öğrenen
Hayrlı olsun değil hayrlısı olsun dedirten
Kavradıkça genişleyen sargı
Bu yüzük parmağın yüzüğü değil sanki
Bu parmak yüzüğün parmağı
Hurûc ettim kendimden
Zaman mahsus geçmiyor
Gecemi gündüze miras bıraktım
Susmakla beraber başlayan konuşmada
Noktalarla yeniden başbaşayım
| hâfî
- Eski bir Japon felsefesi olan Kintsugi, kırılan bir nesneyi eskisinden çok daha güzel ve fonksiyonel hale getirmeyi amaçlar. Bu felsefeye göre kırılma aslında bir kayıp değil yeni bir varoluş demektir. ↩︎
