Mef’ûl-ü Mefâîl-ü Mefâîl-ü Feûlün
Duydum ki gönül mâbedi dillendi, nasılsın?
Minberde muhabbet sesi ünlendi, nasılsın?
Biz kubbeyi ters tuttuk avuçlarla duada
Âh çekti müezzin bile içlendi, nasılsın?
Gözlerde süzülmüş nice yorgun geceler ki
Bir zerre sükûtun ile demlendi, nasılsın?
Madem gümüş olmuş sözün emsal-i pahâsı
Altında gözüm yok daha, pullandı, nasılsın?
Mümkün mü bırakmak yalın ücrâya vefâyı
Bir mümtaz ağaçtır ki o dallandı, nasılsın?
Bilmez değilim sen gene lütfet şu suâle
Hem say ki hitâbınla nefeslendi, nasılsın?
Benzer gönül artık Hacer’ül Esved’e sanki
Herkes biraz incitti de kirlendi, nasılsın?
Bin zarlı tohummuş gibi gömdük şu baharı
Gönlüm ki, sebât ehlisin, imrendi nasılsın?
Dâim salavât eyle de vazgeçme namazdan
Emmâreci nefs böylece uslandı, nasılsın?
Her şey döner Allâha nihayet buna şek yok
Mismildir O’nun sevgisi özlendi, nasılsın?
hâfî gelir ağyâre şu kursakta kalanlar
Hakk uğruna geçtik bize kutlandı, nasılsın?
| hâfî
