Soruyu sormamızın üzerinden epey vakit geçti. Elân yeterince solukla rızıklandırıldık. ‘Müstakbel evin’ nerede olduğunu aramaya devam ediyoruz. Evvelâ onu bulabilmek için istikbâlimizi nere(ler)de arayacağımızı bilmek zorundayız. Tarihin çeşitli dönemlerinde onu nerede arayacağımıza dair işaretler, şahsiyetler, fikirler ortaya atıldı veya çıktı. Bu hususta Türk hayatındaki en belirgin iki örneği hatırlamak gerek. Örneklerden birisini “İstikbâl göklerdedir.” diyerek […]
İlginç olan şeyler çoğu kez ilgiye değer olmasa da ilgiyle karşılanır. İlgiye değer olmayan şeye duyulan ilgi aldanmadan öte bir yük yüklemez insana. Niyetimin, ilgisini çektiğim kimseleri, aldatmak olmayıp hep birlikte aldanmaktan kaçınmak olduğunu hüsnü zan ederek, size ilginç bir soru soruyorum daha doğrusu soruyu ilginç soruyorum. İnsan neyle meşgul olursa zihninde ve kalbinde meyyal […]
Garip bir çağda yaşıyoruz. Her asırda birçok insan aynı yargıda bulunuyor. ‘Hayır asıl garip çağ 21. asır!’ diyemiyor oluşum neden? Çünkü gariplik insanın ve dünyanın doğasında varolan bir şey. Dünya, gurbet; insansa ehli gurbet. Dolayısıyla hangi asırda olursa olsun insanların böyle bir yargıda bulunmasını fıtrati yani mutlak bir hakikat olarak görüyorum. İnsanları bu yargıya ulaştıran […]
Elbet bu başlıkta da bir hinlik vardır. Bekleyip göreceğiz.. Yıllar evvel aldığım ekmeklerle yürürken bir arkadaşım ekmekleri elimden alıp kolunun altına koymuştu, Mushaf’ı taşır gibi. Bu davranışının sebebini öğrenmek istediğimde; “ekmek belin altında tutulmaz” diyerek beni ikaz etmişti. Rahmetli dedesi ekmeğin nasıl taşınacağını ona böyle öğretmiş, bu vesileyle ekmek nasıl taşınır ben de öğrenmiş oldum. […]
Hiç kimse bir diken gibi dokunamaz insana. Acıdan ziyade sızı verir. Niçin? Bir kaç güne parmağınızda ne acı ne de yara izi kalmaz da onun için. Sızı bir kez sokuldu mu kalbinize, bir daha unutturmaz kendini. Meselâ ben bu satırları elime en son batan dikenin üstünden aylar geçmişken yazıyorum, yazabiliyorum. Diken dokunmuyor aylardır ama sızısı […]
“Boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti.” (İsmet Özel) Kelimelerin gücünden o kadar uzaklaştık ki, bugün bu soruları sorduğunuzda muhatabınız sizi ciddiye almaz, hatta alay eder. Melekleri Hz. Adem’e secde ettiren ‘kelimeler’di oysa. Resul-i Ekrem’i (s.a.v) dehşetle yatağın içine hapseden de kelimelerdi. İnsana cennetin ve cehennemin kapılarını açan da kelimelerdi. Kelimeler ki; yuva yapar, yuva yıkar, […]
