Ta’lîl 1: Kırklar indiler,Yerlerine çıkmadı başka birileri.Müsellâh bir ordu tepenin ardındaOkçular tepesi boş hâlâ! ** Ta’lîl 2: Bir düşman gerekti bize;Kılıç kına, barut namluya, yiğit ataBinbir müşrik dizilmiş tepenin ardına;Okçular tepesi boş hâlâ! ** Suâl-i hisap: Acaba kim bilir düşman beklemeyi?İmrenmeden dünyanın ahvali zevkine,Varsa aramızdan böylesi kırk kişi,Okçular tepesi boş hâlâ! ** Sırr-ı ayan: Cepheler […]
Türkeli bir müteahhidler ülkesidir. Az önce sarf ettiğim sözlerin beton tahakkümü altına alınmış güzel vatanımızın akıbetine işaret etmediğini müjdelemek isterim. Türkiye, müteahhidlerin yani ahdedenlerin, ahde vefa gösterenlerin ülkesidir. Her devlet; dini, adeti, felsefesine göre bir yemin tesis eder. Türkeli’de esas olan ahid ise devletin yemini değil yeminin devleti oluşudur. Türkeli’nin varlığı meçhul iken yemini dosta […]
Temel meselemiz hayatın hangi alanında olursa olsun ‘doğru şeyi bulmak’ oldu daima. Fakat o şey’i, doğru bulmayı çoğu kez ihmal ettik ve hesaba katmadık. Meselâ ömrümüzün bir kısmını doğru insanı bulmaya vakfettik. Bu durum arayan insana zamanla yürünebilen her yolu mübah gösterdi. Çünkü doğru insanı bulmadaki ‘doğruluk’, arayan insana altı boş bir ahlâki zemin sağladı. […]
Çıkarmak, matematikte eksiltme, azaltma işlevi görürken tefekkür aleminde bir artırma, çoğaltma manası taşır. Kelimeden mana çıkarırken bazen matematik üzerinden bazen gayri matematik üzerinden hareket edebiliriz. Bu vesileyle mezkûr kelimenin hangi manayı kazandığını veya kaybettiğini görebiliriz. Bu vesileyle taassub kelimesini tahkik edeceğiz. -“et-ta’assub: Başa isabe [çenber, sarık] bağlanmak manasınadır. Ve asabiyyet icra kılmak mânasınadır ki kavim […]
Annemin kışlık konserveleri zaman sarkacının bir köşesinde asılı dursun. Aynı zamanı, yani kar yağmasını bekleyen şiirler var. Elhan-ı Şita, Kar (Dranas), Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak bunlardan birkaç tanesi. Kışın henüz ortasındayız. Halen kar yağmamış olmasına gecikme demekten imtina ederek bu takdiri ilahinin, zihnimde yüzen dağınık soruya vakit kazandırdığını düşünüyorum. Belki bir kaç […]
Cumhuriyetle birlikte kelime üretme, kelime kaldırma çalışmaları Türkçe’ye tahmin edilemez zararlar verdi. Çünkü her -suni olmayan- kelimenin felsefi, dini, ekonomik, kültürel, mantıki… bir ağı, örgüsü vardır. Yani kelimeyi inşa eden bir tertip vardır. Misâl; kâtip olmasaydı kitabet olmazdı, ondan müteşekkil kitap olmazdı, kitaptan müteşekkil kütüphane ve mektep olmazdı. Mektup dahi olmazdı. Böyle sistematik ve birbirini […]
Nihad Sami bey, Fuad Köprülü ve Yahya Kemal tedrisinden geçmiş, babadan ve dededen şair bir Türkçe piridir. Bu vesileyle Türkçe’yi mesele edinmesi tabiî olacak ilk kişilerdendir dersek mübalağa olmaz. Kitaba dair söyleyebileceğimiz ilk şey araştırma-deneme karışımı bir kitap oluşudur. Kitaba, Türkçe’nin Sırları isminin verilmesi ise güzel bir tercih olmuş. Sır, efsun peşinde koşulan bir çağda […]
Birçok mezarlığı ziyaret etmiş birisi olarak refikamın vatan-ı aslîsinin mezarlığı gibi ilgimi çekeni olmadı. Belki Anadolu’nun bir çok köyünde buna şahit olan vardır, belki de bozkıra hastır bilemiyorum şu boş mezarlar. Bizim memlekette yani Karadeniz’de mezarlar ölüler kadar taze iken biricik bozkır köyünde mezarlığa girdiğinizde yıllanmış boş mezarlar karşılıyor sizi. Hepimizin mâlumudur, bozkır türkülerinin, şiirlerinin […]
Şehitlik ve Gazilik bu topraklarda alınabilen en şerefli sıfatlardır. Allah’ın(cc) takdir ve övgüsüne mazhar olan bu sıfatların içini, Peygamber Efendimiz (Gazâvatname) ve sahabeler hayatlarıyla doldurmuştur. Şehit oğlu olarak addedilen bir millet için bu meselenin iftihar ve itibar vesilesi oluşu bundandır. Avamdan alime, alimden devletin en başındakilere kadar herkesin Gazi unvanına ulaşabilmesi daha doğrusu avamın kullanabildiği […]
Bekleyiş zamanın her anına, her yerine yayılmış, maddeyi ve manayı kuşatmış bir hâldir. Yani ademoğlu dünyaya gelmeden evvel bekleyişin alanında olduğu gibi terki dünyadan sonra da bekleyişin alanından çıkamayacaktır. Öyleyse bekleyiş kaderdir. Varoluşun bir parçasıdır. * Bekleyiş, sen kaç boyutlu bir kavramsın? Bekleyişin zamanı kuşatmış oluşu ya da kuşanmış oluşu mu demeliyim, onun boyutlarına dair […]
