Gezdim o güzel mısrâları hepsinde yüzün var Mahzun bakıyorsun yine burkulma burulma Bir şarkı tütersin niye hepsinde hüzün var Küs dallara, küs onlara, hür olma vurulma Vazgeç kanadından Peri göğsümde göğün var Bir kalp taşırım sen gibi dursam da durulmaz Ben gel diyeyim sen buna cevret ki sözün var Bir har yanarım bir gece gelsen […]
Hani; “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..” diyor ya üstat, böyle zaman zaman geçiyor bu beyitin bahsi, birkaç mahalleli aynı anda yutkunuyoruz oracıkta. Soğukkanlıyız hâlbuki. Zamanlı ve zamansız geçiyor böyle şeylerin bahsi, yutkunmakta güçlük çektiğimiz oluyor adam-akıllı. İçerde bir yerde birkaç gayzer saptanıyor anatomimizde, karıncalanma hissedilir bir […]
Alem avuçta gizli, tut sema duvarına Bunca zikir benizli, dua demiş adına Seyret anda ömürü, anla neymiş ölümü Ariflerin gönülü, ermiş bunla murada * Dil onunla yunmuştur, inayetin sunmuştur Varan böyle varmıştır, Hak Resûlün yoluna * Irak düşen cenetten, feyz alıp da Adem’den Dili kalbe indiren, avdet etmiş yurduna * Yunus, yunusta saklı, Yunus ondan […]
(Fâ`ilâtün fâ`ilâtün fâ`ilâtün fâ`ilün) Bilmeden ben dil-i misbah anda püryân eyledi İhtiyârım ol ki demden terk-i pâyân eyledi Külde sırdan pâye almış hârı âyân eyledi “Aldı gönlüm yâr evvel sonra vîrân eyledi Ah kim dil mülküni alan tâlân eyledi” Sen misin şol serv-i müjgan pür-i ahraz eyleyen Def-i meltem nevm-i ebred ömrü poyraz eyleyen Çölde […]
“İç, kalk git” konseptli mekanlarda çay içmenin verdiği mide kasıntısı, bu gibi mekanlarla bütün alakamı kesmeye yetiyor. Güzel bir dost ile tatlısı güzel bir mekana gitmiştik. Her türlü övgünün yetersiz kaldığını ifade etmek, ben gibi övmeyi beceremeyen bir zat için zor olsa da hakkı iade eder bir tavır olacak. Gel gelelim ki boğaz harbi bitmiş, […]
Uslandı sansam da o insan İlk hicviyle yolda sınandı Dostunu dikenle sıvar insan Acep dikeni mızrak mı sandı? Ahesta bir adım mı o adın? Ya koş ısırsın toynaklarını deli kısrak Ya yürü bu yol maksuda çıkar Ya sürün ama cayma ille de yaklaş Ekmek gözüme sormam; “nerede kaldın?” Çamuru henüz tatmış değil bu kumaş Bu […]
Planlamamıştık. Yazarlarımızdan Fatih Tekin, “Kaybettiklerimiz Üzerine Bir Deneme” başlıklı yazısıyla start verdi haftaya. Salı günü Fatih Tekin’in günü olmasına rağmen, bu haftaki yazılar salıdan itibaren başladı. Fakat bu, planlamadığımız bir planın en büyük parçasıydı. Olgun (Verim) ağabey bana yazdı salı akşamı. “Oğuzhan” dedi, “Fatih bu hafta kaybetmek üzerine yazmış. Tevafuk bu ya; ben de ‘Kayıp […]
Nesnel Yörüngenin Seçilmişlik İlânı ya da Yörüngeye Dahil Olma Kalem neyi yazacak? Hangi yörüngede, hangi yazın türünde ihtisasını tamamlayacak? Hangi okuyucuya, hangi kanaldan hitap edecek ve hangi yöne işaret edip; “işte bakınız, boyut üstü boyut var!” diyecek? Bunca parametreyi hesap etmemek, kalemtıraşı ciddiye almamak demektir. *** Esin, ilham ve muhayyile kavramları, yazar zümresinin öncül gerekliliklerindendir. […]
Dünden Bugüne Seçilmiş Nesnel Yörüngenin İmlâya Yansısı veya İmlâyı İhata Edişi Birkaç ay önce başladığımız ve fakat bir müddet ara verdiğimiz “Muharririn Sonsuz Yolculuğu” yazılarımıza artık burada devam ediyor ve sürekliliği muhafaza etmek adına aynı kronolojiyi buraya tatbik ederek en baştan başlıyoruz. *** Seçilmiş nesnel yörüngenin geniş bir skalada eşsesli ve asortik birçok organizasyonu bulunmaktadır. […]
Şiir bir cennet bahçesi Girmeyene anlatılmaz. Cennet nedir, bahçe nasıl? Görmeyene anlatılmaz. Şair gülü, şükür gülü Yaprak yaprak dokur gülü Her mısradan fikir gülü Dermeyene anlatılmaz. İne gönül, kalka gönül Hep doğruya baka gönül Hak vergisi.. Hakk’a gönül Vermeyene anlatılmaz. Şiir toprak kokusudur Şiir damla damla sudur Ermişlerin duygusudur Ermeyene anlatılmaz. Şairler sultanı Yunus Her […]
