İnsansak ve insan kalmak istiyorsak mücadele etmek zorundayız. İnsan olmayı dert ediniyor isek derdimizin dermanı insan olmanın asgari şartlarını teminle mükellef olduğumuzu ikrar etmektir. İkrarımız kalbimizle ettiğimiz tasdikin bir aks-i sedâsı değilse çoktan “insan” olmaklıktan kopmuşuz demektir. “Özü sözü bir” diye vasıflanan insanların bu vasfa sahip olmaları, bu vasfı haketmelerinin sebebi kalp ile tasdik ettiklerini […]
İnsanoğlunun kendi yapıp ettiklerini anlamlandırması kendini anlamlandırmasıyla atbaşı gider. Kendini anlamlandırmada meydana gelen boşluklar insanın yapıp ettikleri dolayısıyla dolmazlar. Çünkü yapılan şeyler yapanın niyetinden kopuk bir şekilde dış dünyaya çıkmazlar. Hariçteki hadisenin bağlı olduğu şeyin niyet olması, niyetin de bir fiilden çok kalbî eylem oluşu meselenin ortaya çıkan şeye (her ne ise) indirgenemeyeceğini gösterir. Iskalanmaması […]
İslam düşüncesinde nefsi tezkiye bağlamında insanın her halinde “ihsan” makamına ulaşması meselesi en ehemmiyetli mevzulardan biridir. Bütün bir Tasavvuf geleneği insanın islam – iman – ihsan katmanlarından üçüncüsünün ilk ikisini de içerecek şekliyle gerçekleştirilmesi üzerine kurulmuştur. Meşhur Cibril hadis-i şerifinde geçtiği şekliyle Allah Rasulü aleyhisselama sorulan ihsanın “ne” olduğu sorusuna cevabı “Allah’a sen onu göremesen […]
İnsan fertleri olarak etrafımızda cereyan eden hadiselerin bizde uyandırdığı tedailerin sürüklediği yerin ruhumuza iyi gelmek şöyle dursun bizi daha da perişan kıldığını müşahade etmeyenimiz yoktur. Ne var ki müşahadelerimizin anlam kazanması bu olaylara biçtiğimiz kıymetin “ne”liği ve “nereden” geldiği ile alakalıdır. Küllî yâni bütüncül bir anlam kaybına uğradığımız dünya hayatında bu hayatın içerisinde karşımıza çıkan […]
İnsan hatırlayandır. Hatırlamaları dolayısıyla kendiliğini bilir ve bulur. Hafızanın olmadığı bir dünya, insanın da giderek kendinden uzaklaştığı bir dünyadır. Diğer yanıyla insanın kemale seyrindeki hassas nokta neyi hatırlayıp neyi unuttuğuna dair kendindeki tasavvurudur. Hatırlanması gerekenler unutulmaya terk edilirse hatırlama insanı kemale değil zevale savurur. Hayır ve şer ikiliği kendini, hatırlamada da gösterir. Hatıralar insanı davet […]
İnsan olamayışın ıstırabını duymak insan olmanın şerefine yakışır bir yere varacaksa anlamlıdır. İnsanoğlunun dünya hayatında yapıp ettiklerinin varacağı yer insan oluşun kemaliyle alakası nispetinde Allah katında değer bulur. “Üstünlük takvadadır” hadis-i şerifinden anladığımız üzre insan olmanın hakikati takvaya merbut bir hayatı yaşamakla mümkündür. Bu mümküniyet imtihanın kendisidir. Mümkün olanlarla sarılı bir hayatta doğru ve güzel […]
İnsan mukayyet olandır. Mukayyet kelime manası itibariyle kayıtlanmış demektir. İnsanın kayıtlanışı evvel emirde Allah’ın onda yarattığı fıtrî istidad olarak vicdanı dolayısıyla gerçekleşmektedir. Bu vicdana sahip çıkarak bir ömür sürmek de, onu öldürmek ve canavar haline gelmek de insana verilmiş seçeneklerdendir. İmtihan hayatı, ölümün ve hayatın sırrı insanın Allah’a kulak vermesi üzerine kuruludur. Allah’a kulak vermekten […]
İnsanı ayakta tutan şeylerden biri de evine döneceğine dair kendisinde meknuz tasavvurudur. Eve dönüş yolu insanın gönül itminanının yegane mercisidir. Öyle ki insan dönüş yolunu anlamlı kılmak şöyle dursun onu lirik bir seyahate dahi dönüştürür. Ev varsa yolculuk anlam kazanır. Çünkü yolculuklar evden başka bir yere yapılır. Evin olmadığı yerde yolculuk biteviye bir azap olur. […]
Bu yazı ilk olarak Dilhane Dergisinin Nisan sayısında yayımlanmıştır. Dergiye şu linkten ulaşabilirsiniz: Dilhâne | Aylık Dijital Dergi | Dijital Kütüphane (dilhane.net) “Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi” Sezai Karakoç çocuk olmanın ufkunu çizen ve kendi çocukluğunu resmettiği “Çocukluğumuz” isimli şiirini böyle bitirir. Çocukluğun güzün dökülen yapraklar olarak resmedildiği bu şiirin ilk yazılışının 1960 yılına tekabül […]
Tesbihinde gaflet arayan adamların nefesidir İnanmanın pîr-u pak tablosunu çizen. Ama Chicagoda bir sergide satmak da ihanettir Onların dilinde sanat hikayesidir solgun renklerin. Muşamba dekor ve çapraz akisler söz konusuysa Bitmeyen ızdıraplar artık dilindedir. Öğle vakti bir çocuğun kaybolan yeleğinin Bastonunda beliren musikiyle peşindedir. Tarkovski desem, kurban desem yanan bir ev Her delide beliren velayetin […]
