Ana Sayfa > Articles posted by Fatih TEKİN (Page 4)
FEATURE
on Eki 11, 2022
426 views 11 mins

İçinde bulunduğumuz dünya, ertelemenin hükümran olduğu bir dünya haline getirilmiştir. Önemli olanın, öne alınması gerekenlerin tehir edildiği, oluşları ile yok oluşları arasında bir farkın bulunmadığı, yahut oluşlarının insanın aleyhine işlediği şeyler insanlar tarafından gün be gün hayatlarının merkezine yerleştirilmektedir. Anne – babaların çocukları için endişelerinin toplandığı yer, ahlaki tutumları ve karakterlerinden çok mesleki başarılarıdır. Ebeveynlerin […]

FEATURE
on Eki 4, 2022
482 views 12 mins

Tasavvuf, yalnızca Allah’a vasıl olmanın şeriate sımsıkı bağlı bir yolu değil; eşyanın hakikatinin anahtarlarını vermenin de müessesesidir. Ameli bir yolculukla seyr-i süluk devam edegelirken; sâlike eşyaya bakışta müteal olana yönelik bir demet anahtar da verilir. Elbette bu husus, yani nazari olana bakıştaki müteal boyut, ferdden ferde farklılık arzedecektir. Ameli olanı destekleyen vedahî ameli olanı mümkün […]

FEATURE
on Eyl 27, 2022
414 views 7 mins

Müslüman olarak şayet İslâm’ın aslına dair bir anlayış ve bu anlayışı doğuran bir bilgi ile mücehhez isek; Kâinatın efendisi yoluyla eşyanın hakikatine muttali olacağımızı kestirmişiz demektir. Hazreti Peygamber aleyhisselamın hayatı yaşanmış ve bitmiş tarihi bir süreç değildir. O, hayatını yaşarken yaşamanın gayesi ve usulünü de tebliğ etmiştir. O’nun tebliği hem temsilî hem de telkinîdir. Yaşanmaya […]

FEATURE
on Eyl 13, 2022
422 views 14 mins

İlim bir şeyin hakikatini bilmek demektir. İrfan ise bilinen şeyin insana tüm veçheleriyle nüfuz edişidir. İlim irfana götürdüğü takdirde hikmet yolculuğudur söz konusu olan. İrfanın yokluğu ilmin akamete uğrayışı demektir. Bilmek artık ahlaki bir yolculuk için azık olmaktan çıkmış, insanı kıskacı altına alan bir silah olmuşsa, bilgilenmek de aslını yitirmiş demektir. Batı’nın nihâi yolculuğunda azığı, […]

FEATURE
on Ağu 23, 2022
443 views 13 mins

Herhangi bir cemiyet nizamı insanı tanıdığı ölçüde onu köşeye sıkıştırmaktan, ahlaki düşüklüklere teşvikten, şerefini payimal etmekten çekinecek; asgari yaşama düzeyini ona vermek yoluna gidecektir. Asgari yaşama düzeyinden maksat yalnızca maddi imkanlar değil, maddeyi de anlamlı kılan manevi hususlardır. İnsanın ulaşması istenen vaziyete yolculuğunda her aklı başında düşünür toplumsal düzeni ve bunun sağlayıcısı devleti; düşünce serüvenlerinin […]

FEATURE
on Ağu 16, 2022
445 views 9 mins

Bilmek nedir? Bilmekten murat insanın bir takım veriler vasıtasıyla bir şeylerden haberdar olması mıdır? Yahut bilmek dediğimiz şey tek katmanlı bir hadise midir? Bilmek yoluyla insan bir takım şeylerin künhüne vakıf olabilir mi? Bunların hepsi yahut hiçbiri. Bilmenin hakikati bilinen şeyin insanda uyandırdığı tesirlerin ondaki aks-i sedalarıdır. Ateşin yakıcı olduğunu bilmek ondan uzak olmayı sağladığı […]

FEATURE
on Ağu 9, 2022
450 views 12 mins

İnsanoğlunun durduğu yeri hayli belirgin bir biçimde ifşa eden aşk ve nefret kutupları kadar başka bir his ikilisi var mıdır acaba? Biriyle canını uğrunda feda edecek kadar varlığını yok sayma, diğeriyle nefrete mucip şeyin yokluğu için canını feda edecek kadar varlığını adeta haykırmadır aşk ve nefret kutupları. İnsan bu kutupları yerli yerine oturttuğu, muğlaklığı ortadan […]

FEATURE
on Ağu 2, 2022
436 views 19 mins

İnsanın yapıp etmeleri, ağzından çıkan sözleri, bu sözlerini doğrulayan yahut yanlışlayan hayatı dolayısıyla, şahsiyeti kıvamını bulur. Ferdin yüksekliği hayatını bir mutabakat üzere sürdürmesiyle alakalıdır. Kal ile halin mutabakatı insanı ruhî olarak fevkalâde (adet üzere olanın üstüne) yerlere taşır. İnsan olmak makamının ne ehemmiyetli bir makam olduğunu, asıl vazifemizin bu mesele üzerine bina edildiğini bilenler hayatlarını […]

FEATURE
on Tem 19, 2022
478 views 9 mins

“Akıl, akıl olsaydı ismi gönül olurdu / Gönül gönlü bulsaydı, bozkırlar gül olurdu” 1980’de, öte âleme hicretine üç yıl kadar bir süre kala bu kısa şiiri kaleme almıştı Üstad Necip Fazıl. Çile’nin sayfalarında, şiirlerde kendimi, biraz da bizi ararken yıllar sonra tevafuk ettiğim bu mısralar Yalçın Koç’un “Anadolu Mayası” isimli eserini okuyuşumun üzerinden kısa bir […]

FEATURE
on Tem 12, 2022
473 views 8 mins

Bulunduğu yerin izahını yapmak niyetinde olan her kafa “neredeyim” “nereden” buraya geldim, buradan “nereye” gideceğim sorularının peşine düşmekle mükelleftir. Bu soruların peşinde bir seyir ise ferdin kuşandığı, meselelere sarktığı bir merkezî fikir etrafında anlamını bulacaktır. Sözgelimi “neredeyim” sorusunu Hobbes sorunca mekanik materyalizm anlayışı mucibince madde, beden ve vatandaşları meydana getiren politik gövde cevabını vermekten gayrı […]