LATEST POST
Günahı İşlemek
Niçin günah yapmak, günah etmek demiyoruz ya da diyemiyoruz? Niçin iyilik etmek, iyilik yapmak diyebildiğimiz halde iyilik işlemek diyemiyoruz? Hayatı tesadüfler silsilesi olarak görmeyen herkes bu durumun tesadüf eseri veya alışkanlıktan ötürü olmadığını, bu tabirlerin altında mühim birçok idrak taşıdığını bilir veya akıl eder. Zira hiçbir dil başıboş gelişemez. Bu durumun tesadüf eseri olmadığını kabul […]
Yürüyüş
Seçemiyorum hangi ayın hangi gününde Hangi yolun hangi köşesinde Tutulduk yeryüzünden intikam alan Yağmurların ihtiraslı gölgesine Ellerin ve ellerim ıslaktı Kalp atışlarımız muhtelif Yürüyorduk Taziye evi suskunluğu gibi Dolaşıyordu sesizlik aramızda Nedendi başımızın bunca eğikliği Oysa ne Roma’yı biz yakmıştık Ne de Hiroşima ve Nagasaki Yürüyordum Benim gönlümde Uhud, Bedir vardı sanki Bir gürzün inlettiği […]
Prototip: İskitler
İSKİTLER’E GENEL BİR BAKIŞ İskitlerin gelenek ve görenekleri hakkında bize en önemli bilgileri Herodotos ve Hippokrates vermektedir. Hippokrates İskitlerin yaşadıkları coğrafya, yurtları, besledikleri hayvanlar, beslendikleri gıda maddeleri genel olarak yaşayışları, bir takım alışkanlıkları hakkında kıymetli bilgiler vermektedir. Herodotos da İskitlerin yerleştikleri coğrafya, komşuları, dinleri vb. özelliklerinin yanında onların gelenek ve göreneklerinden ve birtakım âdetlerinden bahsetmektedir. […]
John H. Arnold’un “Tarih” Kitabı Açısından Tarih
Tarih ile Geçmiş Arasındaki Fark Nedir? Geçmişe bir bütün olarak tarih sıfatını veremeyiz. Fakat geçmiş, her an tarihe dönüşebilme potansiyelini barındırır. Geçmişin tarih olarak ele alınması için çeşitli etkenler söz konusu. Burada başrol tarihçidir. Tarihçinin dikkat çektiği, işaret ettiği ve günümüze taşıdığı her geçmiş hadise tarih vasfını kazanır. Bu açıdan baktığımızda tarih ve geçmiş açısından […]
Mücadelenin Dönüşen Hikayesi : “Şahit ama Gaip”
İnsansak ve insan kalmak istiyorsak mücadele etmek zorundayız. İnsan olmayı dert ediniyor isek derdimizin dermanı insan olmanın asgari şartlarını teminle mükellef olduğumuzu ikrar etmektir. İkrarımız kalbimizle ettiğimiz tasdikin bir aks-i sedâsı değilse çoktan “insan” olmaklıktan kopmuşuz demektir. “Özü sözü bir” diye vasıflanan insanların bu vasfa sahip olmaları, bu vasfı haketmelerinin sebebi kalp ile tasdik ettiklerini […]
Muhasebeden Mücadeleye
İnsanoğlunun kendi yapıp ettiklerini anlamlandırması kendini anlamlandırmasıyla atbaşı gider. Kendini anlamlandırmada meydana gelen boşluklar insanın yapıp ettikleri dolayısıyla dolmazlar. Çünkü yapılan şeyler yapanın niyetinden kopuk bir şekilde dış dünyaya çıkmazlar. Hariçteki hadisenin bağlı olduğu şeyin niyet olması, niyetin de bir fiilden çok kalbî eylem oluşu meselenin ortaya çıkan şeye (her ne ise) indirgenemeyeceğini gösterir. Iskalanmaması […]
Riyânın “Rüya”laşması: Görünmenin İğvâsı
İslam düşüncesinde nefsi tezkiye bağlamında insanın her halinde “ihsan” makamına ulaşması meselesi en ehemmiyetli mevzulardan biridir. Bütün bir Tasavvuf geleneği insanın islam – iman – ihsan katmanlarından üçüncüsünün ilk ikisini de içerecek şekliyle gerçekleştirilmesi üzerine kurulmuştur. Meşhur Cibril hadis-i şerifinde geçtiği şekliyle Allah Rasulü aleyhisselama sorulan ihsanın “ne” olduğu sorusuna cevabı “Allah’a sen onu göremesen […]
Anlamın Tamamen Kaybı: “Gönlün Kapanışı”
İnsan fertleri olarak etrafımızda cereyan eden hadiselerin bizde uyandırdığı tedailerin sürüklediği yerin ruhumuza iyi gelmek şöyle dursun bizi daha da perişan kıldığını müşahade etmeyenimiz yoktur. Ne var ki müşahadelerimizin anlam kazanması bu olaylara biçtiğimiz kıymetin “ne”liği ve “nereden” geldiği ile alakalıdır. Küllî yâni bütüncül bir anlam kaybına uğradığımız dünya hayatında bu hayatın içerisinde karşımıza çıkan […]
