LATEST POST
Humma
Ey hicap dolu gözlerin onulmaz humması Beni yüreğimin mihenginden vurmalısın Ey göğü çiçeğe durmuş sevilerin turnası Beni ferimin yittiği bir anda bulmalısın Benim harcım değildi sunaklarda uyumak Sığ bir yunak aradım durdum baş eğmek için Taş ekmek için tarla tapan boyunca bu kurak Üst dişe tahammülü kalmamış alttaki dişin. Adına hafıza diyesim var bu kabul […]
Kuvve
Dün gece aynada kendimi Koca bir korkuluk olarak gördüm. Omuzumda kargalar cilveleşiyordu… I. Hükmü yoksa hayatımda bir saat öncesinin Köse kalemler yazmıştır sermayemin dibacesini. Sayıklarken düşürdüğüm, Sayıklarken düşürdüğüm, Sayıklamaktan düşürdüğüm muamelat inceltisi Tiz seslerine katık etmiş de beni İlk dönemeçte bir kelepçe; Boğukluk desisesi. Uyluk kemiklerimin var bir vebali Bunu ezberime mıhlayıp Bir nedamet getirmekse […]
AKIL, AKIL OLSAYDI
“Akıl, akıl olsaydı ismi gönül olurdu / Gönül gönlü bulsaydı, bozkırlar gül olurdu” 1980’de, öte âleme hicretine üç yıl kadar bir süre kala bu kısa şiiri kaleme almıştı Üstad Necip Fazıl. Çile’nin sayfalarında, şiirlerde kendimi, biraz da bizi ararken yıllar sonra tevafuk ettiğim bu mısralar Yalçın Koç’un “Anadolu Mayası” isimli eserini okuyuşumun üzerinden kısa bir […]
Yobazca İnleme
Yazar: Ömer Faruk Dönmez Kitap: Bir Yobazın Günlüğü Sayfa Sayısı: 339 Yayınevi: İz Yayıncılık *** Ömer Faruk Dönmez’den kendini okutan, merakta bırakan, hak olanı haykırmak için çabalayan sohbet tadında bir kitap. Roman değil, deneme değil, yazı başlarında tarih konuldu diye -evet kitap ismi de dahil- günlük diye de adlandırılacak değil. Bu türlerin hakkını vermek için […]
Sarkaç
Gezdim o güzel mısrâları hepsinde yüzün var Mahzun bakıyorsun yine burkulma burulma Bir şarkı tütersin niye hepsinde hüzün var Küs dallara, küs onlara, hür olma vurulma Vazgeç kanadından Peri göğsümde göğün var Bir kalp taşırım sen gibi dursam da durulmaz Ben gel diyeyim sen buna cevret ki sözün var Bir har yanarım bir gece gelsen […]
Şapkayı Önümüze Koymak: Şehadeti Kuşanmak
Bulunduğu yerin izahını yapmak niyetinde olan her kafa “neredeyim” “nereden” buraya geldim, buradan “nereye” gideceğim sorularının peşine düşmekle mükelleftir. Bu soruların peşinde bir seyir ise ferdin kuşandığı, meselelere sarktığı bir merkezî fikir etrafında anlamını bulacaktır. Sözgelimi “neredeyim” sorusunu Hobbes sorunca mekanik materyalizm anlayışı mucibince madde, beden ve vatandaşları meydana getiren politik gövde cevabını vermekten gayrı […]
Bayram
Ey vahası örtünmüş özlemin, Getir elinin tersiyle, Uzan çıtsız dudaklarıma. Ey siması demirbaşın, Ey, gücenmiştir evin; Senden önce bir kez, Bir de yaradan sonra… Göremezsin gecenin içinde geceyi, Bir sıçramayım artık, Kırgın, bilinçli bir sıçrama. Yağmurda ıslanan rüzgar, Saçlarımla kurularken ellerini, Sakın ha, Döneceğim günü kirleyen, Gizli bir intihar mektubu olma… Yoksa bırak, Gıcırdasın dişleri […]
Dünün Güncesi
Hani; “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..” diyor ya üstat, böyle zaman zaman geçiyor bu beyitin bahsi, birkaç mahalleli aynı anda yutkunuyoruz oracıkta. Soğukkanlıyız hâlbuki. Zamanlı ve zamansız geçiyor böyle şeylerin bahsi, yutkunmakta güçlük çektiğimiz oluyor adam-akıllı. İçerde bir yerde birkaç gayzer saptanıyor anatomimizde, karıncalanma hissedilir bir […]
