LATEST POST
Kıyametler Koparmak
Bana şiiri sevdiren nadide eserlerden bir tanesi de Mehmet Akif’in Bülbül şiiriydi. Şiirde öyle bir seda var ki, hele ki son mısra boşluğa sıkılmış son kurşun gibi işliyor zihnime. Hani boşluğa doğru bir kez bağırdığınızda o ses bir kaç kez yankılanır ya işte öyle. İşte o son mısra, son kurşun, şairin namlusundan öyle bir çıkıyor […]
Nemrut Dağı Efsanesi
Nemrut üzerine bir şeyler yazdıktan bir süre sonra¹ Nemrut dağına çıkmak iyi oldu benim için. İlk çıkışımın üzerinden 4 yıl geçmiş. Bu zaman diliminde Nemrut adına pek bir şeyin değişmediğini söylemem mümkün. Asırlardır değişmeyen şeyin 4 yılda değişeceği tutacak değil ya! Değişim bu dört yıllık süreçte duygusal ve düşünsel olarak yaşadığım farklılıklar sebebiyle bende meydana […]
‘İş’te Tevekkül
Şairden, “İşin Allah’a kalmışsa olmuş bil.” sözünü işittikten sonra bir başka şairden, “Çaresizim, çaremsin” sözü zihnime ılık rüzgarlar gibi esmeye başlıyor. İnsan yine sormadan edemiyor; iş ne zaman Allah’a kalır, hangi iş Allah’a kalır, iş Allah’a nasıl kalır? İş ne ola ki Allah’a kala? Bazen dert bazen tasa, Bazen gama bazen uğraşa Çıkarır yolumuzu… İnsanlar […]
Yeni Şeriler
Münafığın birisi bir gün memleketinin şeriatla yönetileceğini duyar. Avamı arkasına toplayıp hemen padişahın huzuruna varır, itiraz eder. Durumun sarpa saracağını anlayan padişah kararından caydığını bildirir. Günlerden bir gün bu münafık arazisini sürerken bir küpe rastlar. Küpü alıp hemen eve götürür. O eve gidene kadar küp bulduğu padişahın kulağına gitmiştir bile. Askerler yaka paça münafığı meydana […]
Türk’ün Tarafı
Türk, ne bitaraftır ne de taraftar; Türk yalnızca taraftır. Taraftarlık tarihte bir rol almamış, etkinliğini yitirmiş milletlerin sanına yakışır. Tarafsızlıksa bir gün bertaraf olmakla sonuçlanacak hazin bir hikayedir. Türklerin birinci cihan harbi sonrası taraf olmaktan çıkarılmasından daha kötüsü varlık gücünü taraf olmaktan aldığını unutması ve varlık gücüne tekrar taraf olmakla kavuşacağını bilmemesidir. Osmanlı imparatorluğunun gücüyle, […]
Vasatın Neresindeyiz?
Bazı soruların cevabına çözümünden sonra ulaşılır. Bazı sorularda ise cevaptan sonra çözüme geçilir. Cevap aramanın yahut cevabı bilmenin işe yaramadığı, kişiyi rahata eriştirmediği sorular diyebiliriz bunlara. Dünyaya rahat etmeye gelmediysem, rahatımı kaçıracak soruları bulup kendime sormalıyım. Çünkü soruların, arayışların insanı terbiye ettiğine inanıyorum. Öyleyse soralım, ‘Vasatın neresindeyiz?’ Her insanın olmaktan korktuğu şeyler vardır ve tabiidir. […]
Kalınlığı İnceliğinde – 2
Şairden, “Uyuma taklidi yapanları uyandıramazsınız” sözünü işittiğim yer ikna hassalarımı bıraktığım yer oldu. Uyuma taklidi yapanları uyandırma çabası içinde elbette olmayacağız ama birileri uyuyor diye perdeleri açmaktan da geri durmayacağız. Perdeler açıldığında, uyuma taklidi yapanlara, ışığın dolduracağı aydınlıktan ne düşer bilmiyorum. Uyanma gayretinde olanların karşılıksız bırakılmayacağına niyet ve inançla perdeleri kaldırmaya gayret ediyorum. “İcâzetin, hak […]
Kalınlığı İnceliğinde – 1
Peyami Safa, “Dilini kaybeden bir millet her şeyini kaybeder.” diyor. Bu noktadan hareketle, dili bozulan bir millet, bozulmaktan kurtulamaz diyebiliriz. Leibniz, “Bana muhteşem bir lisan ver, sana büyük bir millet teşkil edeyim” derken büyük milletlerin varlığını diliyle kazandığını ifade eder. Bu bağlamda Türk milletinin büyük bir tarihe sahip oluşunu, inancı, zekası ve bileği kadar lisanına […]
