İnsanın ontolojik açıdan nerede konumlandığı tarih boyunca hep tartışılagelmiştir. Varlıklar arasında hayvan-ı nâtık denilen düşünerek konuşma becerisine sahip olan bu canlı, ruh ve bedenden mürekkep bir varlıktır. Öyle bir esnekliğe sahiptir ki fiilleri, düşünceleri hal ve hareketleri düşünemeyen hayvanlardan daha aşağı seviyeye inebileceği gibi sürekli Allah’ı zikreden melekler katına çıkmakla şerefini zirveye çıkarabilir. Dünyada bütün […]
Her sabah uyanırım çünkü ilk rutinim budur. Bu sabahta uyandım. Gözlerimi açıp tavana baktım. Tavana bakışım bir falcının telveye bakışından farksızdı. Uzun uzun bakıp bir işaret ve rumuz bulmak için çaba sarfettim. Bugünde olduğu gibi tavanda bir iz bulmadığım zamanlarda gözlerimle bir şeyler çizerim; suretler semboller arazlar vesaireler… Tavan benim farklı evrenlere açılan portalım sanki. […]
BİRİNCİ BÖLÜM Bulunduğu yerin tenha olduğunu zannederek ilerledi. Etrafına bakındı. Rüzgar haşindi. Sağ elini alnının hizasına asker selamı yapar gibi kaldırdı. Bütün dikkatini kesfederek tekrar etrafına bakındı. Gözlerini daha net görmesi için zorluyor işaret parmağıyla gözlerini ovuşturuyordu. Sol elindeki çanta ağırlığını henüz hissettirmeye başlamıştı. Sanki bu çantada Karun’dan yada Mansa Musa’dan kalma paha biçilmez mücevherler […]
Hayatta devamlı kendi kendimize sorular sorarız. Etrafımızdaki insanlardan cevabını alamadığımız sorular bizi düşündürür. Niçin Güleriz? Niçin üzülünce gözümüz yaşarır? Kırk haramiler neden kırk kişidir? Amasya’daki selfie çeken şehzade heykeli niçin var? Gibi binlerce mantıklı mantıksız sual gelir aklımıza. Küçücük çocuktan tutun en ihtiyarına kadar herkesin cevabı aradığı sorular vardır. Bazı soruların cevabını hemen bazı soruların […]
Arteblo, yoksulluğun kanıksandığı ve tepkisizliğin gelenek haline geldiği bir çağda yaşıyordu. Arteblo’nun bu hayatta karşı en büyük tepkisi, insanların tepkisizliğine idi. Her okuduğu kitap, dinlediği her müzik attığı her adım bu dünyaya karşı bir tepkiydi. Kedinin kasılmasından çöp konteynırlarının sesine, sert bakışlardan masum gülümsemelere kadar her şey de bu devinimsizliğe, bu boş vermişliğe karşı mücadele […]
Bıçağı, hafif sağa ve sola çevirerek deride gireceği çukurcuğu açtıktan sonra ağır ağır sapladı. Ucu deriye biraz girdiğinde acının geçmesini bekledi. Sonra biraz daha soktu. O esnada dişlerini sıkıp gerildi. Tekrar bekledi acının geçmesini. Biraz daha soktu. İşte tam bıçağın çelik kısmının bitip balçağına geldiğinde nihayet bıçak kemiğe dayanmıştı. Bıçağı hangi organına sapladığını bilmiyordu. Çünkü […]
Sahip olunabilirliğin zirvesi hükümdardır. Hükümdar, tahtı altında koca bir maiyet, ordu, halk bulunan devletin en büyük yöneticisidir. Halk (avam) feda edilebilir yığınları ifade eder. Tarih boyunca devlet idare etmekle ilgili yüzlerce tasavvur, teori ve çalışma ortaya atılmıştır. Devlet gibi bakmak başka halk gibi bakmak bambaşkadır. Hükmetmek tarih boyunca insanlığın her asırda ihtiyaç duyduğu önemli bir […]
