LATEST POST
Ne Vakit Bir Selâ Okunsa…
Kirpiğini çekiştiren damlalar gibi çıplakKapkara bir sayfa aralanır artıkSeyreldiğim harfin gölgesinde kucakEy kalbimin doğum lekesiTecrübeli bir isabet gibi avlandık Sıkışır yürek çöken bir yıldız kadarYalnızlığa dönüşür her gece şehirSessizliğe sarkarız kimseler duymazEller seni ne bilsinBir güzeli en güzel yine Allah bilir Uzaktan el ettimse yokluğunaMecazdı bu yanındaydımUcunda minik bir kor taşıyanAlevli tüftüfümleNişan aldım kendimeben ve […]
Yâ Şehr-u Ramazan
Gönlümde gezen kesreti çözdün siliyorsunMahzunum, efendim, yine geldin gidiyorsunRahmet denizinden taşıyor Lütf-u İlâhîMahzûnum, efendim, yine geldin gidiyorsun Sır benmişim heyhât o seferden ne kazandımKalmış da değil kendime pek hüsnile zannımKıymetlidir âhım veren Allah’a hamîdimMahzûnum, efendim, yine geldin gidiyorsun Bir ben gibiyim cürmü düçâr eyleyen artıkBir ben gibiyim kendi naçârıyla karanlıkTakdîr ile bîçâre kalan tedbiri gördükMâh’zunum, […]
Dilimizdeki İktidâr
“İnsanın elindeki tek iktidar duadır. ” der İsmet Özel. Dilimizdeki bu iktidarın nasıl oluştuğu ve nereden geldiği arayışı bizi kelimelerden köklere, hatırlardan hatıralara bir yolculuğa davet ediyor. İcabet… Leyle-i kadr diyoruz, bin geceden daha hayırlı, Kur’an’ın nazil olmaya başladığı, meleklerin yeryüzüne indiği, ademoğlunun kusurlarının örtüldüğü ve duaların kabul edildiği o geceye. Gününü tam olarak kestiremesekte […]
Politika ve Yıpranmış Hayat
Hayat akıyor. Biz kabul etsek de, etmeyerek bir tarafından tutup çekiştirsek de akıyor. Ve bu akışıyla da tecellilere maruz bırakıyor bizi. Kâh bast hâlidir kâh kabz hali tesiriyle sarhoş olduğumuz. Esasen içinde hayatımızı sürdürdüğümüz ontolojik zeminin hayatımızı yalnız kabz haline sabitlemek üzere kurulu olduğunu söylemek işten bile değil. Bu hâlin içinde bize ferahlık verdiğini zannettiğimiz […]
Duymaz mısın?
Gâib oldun gayba îman eyledim duymaz mısın?Gerçi gâfîl bendim ammâ inledim duymaz mısın? Madem aşkın dâhilinden bir yudummuş firkatin,Sensiz hiç sensizlik âbı içmedim duymaz mısın? Var mı mahfuz tutmayan âhıyla yârin ismini,Anmadan şûh ismini âh etmedim duymaz mısın? Gayrı mahzun kalbimizden başka bir muhbir de yok,hâfi dersin kalbi hiç setretmedim duymaz mısın? Noktasından virgülünden sıyrılıp […]
Kelimesiz Kaldım
Affına dönmeye dilimSecdene sürmeye alnımMescide varmaya dizimKelimesiz kaldım. Tövbeye çağırmaya aklımGariplere yanmaya kalbimZalime uğramaya hışmımKelimesiz kaldım. Sözüme dönmeye sözümKurtlanmış ettiğim yeminDişlerimde kardeş etinKelimesiz kaldım. Ecel şerbetini ağu bildimDikenli yokuşta yürümedimTeraziye basamadım.Kelimesiz kaldım. Heybemle vara varaBütün yollar Sana çıkaMahşer yerin sora soraSana geldim.
Kültürün İfşa Ettiği
Kültür üzerine yazmak, biraz da havanda su döğmeye benziyor. Kavramlar, hele göz önünde olan ve biteviye içi doldur boşalta maruz kalan kavramlar ilk elden kendilerini size açmak zahmetinde bulunmuyorlar. Ama meseleye giriş açısından kültürün şu dört anlamını göz önünde bulundurabiliriz: Bu dört farklı anlamı, son anlamlandırma tarzı üzerinden toplayabiliriz. Böylelikle sanat ve düşünce gibi elit […]
Eylemden Doğan İdrak
Etrafında olan biten şeyleri kendinde bir anlama büründürmek isteyen bizler, bilmenin bize bahşedeceği alanları farketmekle bir yola girdiğimizi tahayyül ederiz. Hele ki mesele bu “bilmek”le kazanılacak şeylerse dikkatimiz bu noktada düğümlenir. Acaba bugün en çok neyin bilgisine muhtaç hissetmekteyiz kendimizi? Sonsuz bir arzla bürülü iktisadi sistemlerimiz bizde belirli bir süre sonra bazı önkabuller oluşturur. Bu […]
