LATEST POST
Allah’ın Mümin Kalbe Dokuz Lütfü
Bil ki Hak Teâlâ, müminin kalbine şu dokuz ikram ve kerameti vermiştir. 1) Hayat… Nitekim Cenâb-ı Hak, “Bir ölü iken kendisini dirilttiğimiz (…) hiç karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu?”(Enam, 122) buyurmuştur. Musa (a.s), ruhani hayatiyyete arzu duyunca, “Rabbim, göğsüme genişlik ver” dedi. Buradaki nükte şudur: Hz. Peygamber (s.a.s) “Kim ölü bir araziyi (kimsenin mülkü olmayan […]
Dil Harbi
Bir harpten bahsediyorum.. Harbin karşı tarafı görünmediği ya da karşımızda topla, tüfekle “hurra” diyen bir kalabalık olmadığı için harp kelimesi fazla görülmüş olabilir. Fakat hadîsi şeriften yola çıkarsak insanın savaşının en çok kendisiyle olduğu fark edilebilir. Dil de kendiliğimizi -özelinde şahsiyet, genelinde millet- etkileyen hatta belirleyen asli meselemiz olduğuna göre bir harpten söz edebiliriz. Dil […]
Anı Defteri -1-
Selamunaleyküm kıymetli Nedamet okurları. Bugüne kadar sizlerden başka kimseye hitap etmedim ve Nedamet dışında herhangi bir dergiye/platforma yazma gereksinimi duymadım. Bugün sizlerle uzun bir yolculuğa çıkıyor ve ilk defa “tefrika” yazmaya niyet kuşanıyorum. Bu yolcuğun ilk durağı olan yazım için sizlerden büyük bir tahammül istirham ediyorum. Nitekim bizler biliyoruz ki; Allah israilin belasını elbet verecektir. […]
Çiçekli Ateş Festivali
Fas’ın kızıl şehir olarak bilinen Marakeş şehrinde, tabiatta çok fazla çiçek olmasından rahatsızlık duyan Macit’in hikayesi dillerden dile yayılmıştı. Bu yaygınlığın sebebi genç yaşlarda bir rüya sonucunda yaşadığı aydınlanmaydı. Macit, rüyasında rengarenk karanfiller arasında kamufle olan bir yılan görmüştü. Rüya bu kısacık andan ibaretti ancak Macit’te bıraktığı etki inanılmaz derecede büyüktü. Yılan, ona tehlikenin, […]
Kemâl-i İnsan
Hak ettiği değeri görmeyen o kadar başat şey var ki içimizde, dışımızda… Kendimizden, kalbimizden başlasak sıralamaya yolun sonuna varamayız.. Fakat insanın kendiyle olan muhabbetine müdahil olmayız.. Hak ettiği değeri görmeyen bir çok şey şahsi olduğu için onlara da müdahil olmayız. Fakat bazı şeyler var ki onlara hak ettiği değer verilmediğinde bunun mesuliyeti, zahmeti hepimize yüklenir. […]
Bir İnilti Sonrası
Ele geçmez ve geri gelmez ânın kendisiyim. Hem gün ortasında hem günlük işlerinizin sona ereceği devirdeyim. Gördüğüm hal, rüzgarın bana göstergesidir. Hû sesiyle duyar, gölgelerin değişimiyle görür beni görenler. Yine de siz beni bilmekle yetininiz. Bilmek kavramak, kavramak ise anlamaktır çoğu zaman… Ben Rabia. “Ân” demektir ismimin bir diğer manası. İsmim kadar bir vakit […]
Bir İrkinti Sonrası
Cebimde sakladığım taşların ağırlığını yağmurun ıslattığı bedenimde bir kaya kadar beni zorlarken, sanki bulutların bile hissettiği korkunun yanımda sürüklenerek cesur adımlarla ayaklarımı yosun tutmuş taşlardan oluşan bu eski yolda sürüklemeye çalışıyorum. Avucumda taşıdığım cinayeti gözlerimden gizledikçe, mahşeri andıran gökyüzünün karanlığı, teslimiyete yaklaştıran huzurun yağmur damlalarında gizli kalmış ilahi çağrıyı andıran ezgisinde; bağışlanma talebinden ve görünür […]
Bir İkindi Sonrası
Yapması gereken her şeyi yapmıştı. Yeni bir gailesi yeni bir hedefi yeni bir şevki olmayan adamın; sonunda kendisini bulacağı yerin dalgasız denize, dipsiz bir kuyuya, sakin gökyüzüne veya ıssız çöllerden birine benzediğini anlatamazsınız. Bank; parkın sol tarafındaki havuzun uzağında kalmakla rağbetten de uzak kalmıştı. Belki de sırf bu yüzden delikanlının en rahat ettiği ve sık […]
