LATEST POST
İki Oda Bir Mezar
İki Oda Bir Mezarİki artı bir. Odanın birinde ben varım, bana ait olan nesneler var. Diğer odadan bana ait olmayan ama bir şekilde benimle bağlantısı olan şeyler var. Salon cin sığmayacak kadar dar. Eşik soğuk. Duvarlar beton. İçerideki hava ağır. Pencereyi açsam soğuk içeri dolacak. Dışarıya çıksam meydanda oturanların meraklı bakışları sosyal anksiyetemi azdıracak. Salondaki […]
Şiir
Bırak bende kalsın bütün acıların darasıYanağımda göz yaşının secde izi görünsünAsla kırkı çıkmayan bir ay gibi saçlarınValidemiz Hatîce’nin ellerinde örülsünAdımları devleşsin esridikçe zamanınHer selâda vuslatın gıcırdasın kapısıBırak bende kalsın bütün sancıların darası Gözlerimden yansıyor bakmasam da gözlerinYanıp sönen içimde kımıldayan bir şeydenBugün imam hutbede bana senden bahsettiBahsettim Allâh’a ben deHalimizden ve senden Bir kalbimiz olduğu […]
Yalım
Zanneyleme her dîdeyi gönlümden akistirBir tesirin altında dinelmiş sana yazdım Bir hayli geçiştirdiği mâlumdu zamanınHer demde hapisken, bizi, baştan sona yazdım Beyzâdeler üstünde akan şems-i şitânınElhânıdır altındaki ben gam buna yazdım Her yevme düşer sâyesi evvelki leyâlinDuydunsa budur nağmesi ihbârına yazdım hâfî yürü gönlündeki tefsîre yönel senİnleşme sorarsak, de ki: efkârına yazdım hâfî
Gurbet
Anadolu yolculuklarının bir güzel yanı Türkülerin yarım kalmasıdır. Yol kıyılarında mezarlar selâmlar sizi. Bir Fâtiha ile bölünür Türküler. Gariptir ki yolda iken nihai yolu hatırlatır size. “İşte geldik gidiyoruz/Bilinmez bir diyara” Anadolu yolculuklarının bir güzel yanı da gönlünüz bir meclise döner. Yolculuklarda çantanızdan evvel hatıralarınızı alırsınız yanınıza. Gönlünüzün her köşesinden çıkar gelir orada buluşurlar. Bir […]
Biz ya da Onlar
Biz, benzeşme, benzeş, beniz, ben. Yolun sonuna mı geldik yoksa yolun başladığı yer mi burası? Cevap, nereden baktığımıza bağlı. Nereden baktığımız vereceğimiz cevabı bu denli etkiliyorsa bastığımız yerin ne kadar ehemmiyet ve hassasiyet gerektirdiği de ayan oluyor. Çünkü bastığın yer, baktığın yeri doğrudan etkiler. Biz bu hassasiyeti namazla kazanıp, İstiklâl Marşı’nı yazmakla pekiştirerek diğer milletlerden […]
İnce Sızı
-İsmet Özel’e… Güneşin dağlara vurmasından güzelÇok az şey kalmıştır dünyadaRüzgârı üflemek, denizi köpürtmekTüm bunları sevmek yeter insana Mevsimleri atlayarak geçen şehirlerSeken bir attan daha topalSanki orada her şey üstünkörüGülüşmeler, sevişmeler, kavgalar hatta İnsan meselâ, yerli yersiz bir dağı aşmak isterBir ovayı taşarcasına koşmakRüzgârı parçalayıp, savurmak saçlarıylaKırlara sokulup, güneşi almak karşısına Acep Niçin? Kime? NedenYabancı ve […]
Kıymet
İnsanlar, emek verdiği şeyin kıymetini bilir. Tersten sağlamasını yaparsak emek vermediği şeyin kıymetini bilmez. O hâlde hüner ya da bizi vasatın üstüne çıkaracak şey emek vermediği şeyin kıymetini bilmek olsa gerek. 20-21. asır nesillerinin, Türkçe’nin kıymetini bilmeyişlerinin altında yatan temel sebeplerden bir tanesi Türkçe’nin, ilerleyişine destek olmayışlarından kaynaklanıyor. Daha doğru bir cümle kurmaya çalışırsak Türkçe’nin […]
Sabah Burada Beyaz Bir Masa Vardı
TUFANI HATIRLAPencereden bakanlar arasında tufan günlerini hatırlayanlar vardı. Gemi hareket ettiğinde geriye kalanların nasıl helak olduklarını anlatırlardı. Çığlıkların gökyüzüne yükselişini, dalgaların ‘’mühürlü kalpleri’’ yutarken hiçbir merhamet izi bırakmayışını anlatırlardı. Pencereden bakanlar sadece gördüklerinin değil duyduklarının da şahidiydiler. Yontulmamış sözlerin, yalansız ittifakların. Kütüphane olarak kullanılan odada, eski kitapların tozlu sayfaları arasında uykusuz geçen geceler kimleri kimlerin, […]
