LATEST POST
Mum
Güzellik diyorduk İlhami ağabey. Geçen bizim Şennur’u gördüm. Hani şu liseden kalma belalım Şennur. Hatırladın değil mi? Hatta bir keresinde kızın teki bana baktı diye, tek celsede yolduydu kızın saçını başını. Kızı da beni de kendini de madara ettiydi okula. Küp tayyaresi gibi yan basa basa senin yanına geldiydim, hatırladın mı şimdi? Heh o Şennur. […]
Bir Yudum Hasret
Yedinci kuyu da taşlarla kapatılmıştı nihayet. Anlam veremiyordum bu duruma. Ardımızda kudurmuş bir ordu, ufkumuzda kıpkızıl çöl vardı ve bizler adım adım geri çekiliyorduk. Günlerdir uykusuzduk. Açlık hissini unutalı kaç gün oldu, hatırlamıyorum. Su içmek üzere hücuma kalktığımız her kuyu, kat’i bir emirle taşlarla dolduruluyor, bizlerse kuyuya düşen sayısız taş parçasından biri olmanın arzusuyla, içimizi […]
Keşke Yapmasaydım
Pişmanım! Pişmanlık, insanın geçmişte yapmış olduğu bazı davranışları, yapmamış olmayı yahut yapmamış olduğu bazı davranışları ise yapmış olmayı istemesi halidir. Bu hal insanın şimdiki zamanda gelmiş olduğu dönüm noktasında kapısını çalar. Hatta çoğu zaman buna bile gerek duymadan usulca içeri sokuluverir. Ev sahibi bu davetsiz misafiri aslında iyi tanır ama hayatında her şeyin yolunda gittiğini […]
Rahatınızı Kaçırmaya Gelmedim
Düşünce adamlarının sıkıcı, garip ve hayli yorucu tavırlarında gizlenmiş bir sorun var. Sürekli olarak tadımızı kaçırmak istiyorlar. İnsanları beğenmiyor, sinsice aşağılıyor ve tahkir ediyorlar. Aynı zamanda insanlık kavramının yüceliğinden de asla taviz vermiyorlar. Buna rağmen insanları terbiye etmekten, yalnızca onların işaret parmaklarını takip etmemizden başka bir çıkar yol da göstermiyorlar. *** İhsan Fazlıoğlu’nun naklettiği harika […]
Lamba
Serinin ilk yazısını görmek için tıklayınız. Serinin ikinci yazısını görmek için tıklayınız. Serinin üçüncü yazısını görmek için tıklayınız. Evvel selam olsun, kayıtsız şartsız “Aleykümselam” diyenlere.. Rahmet duası alıp, rahmet olsun diye dua edenlere.. Pek kıymetli dinleyici kardeşlerim, büyüklerim, küçüklerim, emsal bildiklerim, gözümde büyüttüklerim ve hassaten hasretiyle tüttüklerim.. Memleketin dört bir yanından beni dinlediğinizi biliyor olmak, […]
Dönüşen Dünyayı Anlamak: Modern Batı Düşüncesinin İzini Sürmek -2-
Ehl-i hak der ki; eşyânın hakikatleri sabittir. Onları bilmek vâkidir. Bu ibarenin devamında kelam kitaplarımızda bunun üç yolla olduğu vurgulanır: Havas-ı selîme, sadık haber, akıl. En baştan bu tasrihatı yapmak tarihsel süreç içerisinde sofistlere bir reddiye olarak vâki olduğu gibi kelâm ilminin usullerinde dayandığı muhkem mevzileri de gösterir. Ne yalnız hissiyat ne haber ne de […]
Dönüşen Dünyayı Anlamak: Modern Batı Düşüncesinin İzini Sürmek
Yarınımı anlamlı kılmak istiyorum. Yarınımı anlamlı kılmak için bugünümü doğru yere oturtmam gerektiğinin idrakine varmış bulunuyorum. Şu an yaptığım ‘ne’ ise ‘o’nu doğru ve güzel yapmanın yollarına tâlip olmalıyım. Ne var ki modern düşünce insan olarak bana ‘sâbite’ edinme imkanı tanımıyor. Eğer inşa edilecek bir ‘sabite’ varsa bunu kendi süzgecinden geçirmesi, küresel dünya için tehdit […]
“İnsan” Olamayışın Istırabı -2-
İnsan olmak, unutmanın insan için felaket olduğunun ikrarına vasıl olmaktır. Unutmanın cazibesine karşılık tezekkürün ıstırabına katlanmak, bu ıstırabı azık edinmek kolay değildir. Unutmak, unutarak idrakten uzaklaşmaktır. Dikkat ile mücehhez olmanın anlamsızlaştığı yer, insanın şuurunu kaybetmeye yaklaştığı yerdir. Taha Abdurrahman’ın deyişiyle; “İnsan, unuttuğunu unutan varlıktır.” Elestbezmi’nde “emaneti” yüklenmeye talip olan ve imtihan dolayısıyla bu ân kendisine […]
