LATEST POST
Kurşun Beyaz
Unutmamak için çırpınıyordum, aklıma gelmeyeceğini adım gibi bildiğim halde. Çekmeceleri bir hışımla açıp, birbirine girmiş sayfalar arasında, üzerine leke düşmemiş bir beyazlık arıyordum. Düşüncelerim kaleme aksederken, kurşun, o beyazlığı kirletmek için tir tir titriyor, belki de siyahlıktan kurtulurum diye düşünüp bir çakal edasıyla sürünüyordu sayfanın tenine. Aklıma gelmeyeceğini bildiğim şey ise beynime tokmak vurmaya devam […]
Yolumuz
Hakikati yaşayanları hakikatle anlatmak cüretidir.. Gönle aşktan sır örerler, O ahlakı tüm erenler, Hâce Ahmed Yesevî’ler, Efendimden almadı mı? Onda gördü aşk yurdunu, Onda buldu hak maksûdu, Şems-i Tebrîz bu âdabı, Efendimden almadı mı? İnsan eden insanlığı, Hak ehlinin yoldaşlığı, Pîr Mevlânâ gel demeyi, Efendimden almadı mı? Sünnet üzre yollar gelip, Dinmesini yârda yanıp, Bayram […]
Ne İşe Yarar Şiir, Şair Kuvveti Onun Neresidir?
“Boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti.” (İsmet Özel) Kelimelerin gücünden o kadar uzaklaştık ki, bugün bu soruları sorduğunuzda muhatabınız sizi ciddiye almaz, hatta alay eder. Melekleri Hz. Adem’e secde ettiren ‘kelimeler’di oysa. Resul-i Ekrem’i (s.a.v) dehşetle yatağın içine hapseden de kelimelerdi. İnsana cennetin ve cehennemin kapılarını açan da kelimelerdi. Kelimeler ki; yuva yapar, yuva yıkar, […]
İki Osman Arasında
1899 Yılında Altay’ın Köktogay bölgesinde dünyaya gelen Osman İslamoğlu, yıllarca baba mesleği olan çiftçilik ile iştigal etmişti. 12 yaşına geldiğinde ise Böke Batur’un mahiyetine girmiş ve kendisinden savaş sanatlarını öğrenmişti. Böke Batur, Osman İslamoğlu için hem hoca, hem ağabey hem de komutan olmuştu. Nitekim Böke Batur, Çin’in zulüm ve zorbalığına karşı direnen pars pençeli bir […]
Kıskançlık
Kıskançlık, insanın sahip olduklarını koruma, elden çıkmasını engelleme ve bir başkasının tasallutundan emin kılma gibi durumlarda kapıldığı duygudur. İnsan; ailesini, malını, makamını, unvanını kıskandığı gibi düşüncelerini dahi kıskançlık malzemesi haline getirebilir. Sahip olduklarını kaybetme korkusu, şiddetli bir tedirginlik yaratır. Çoğu zaman bu duygu, aklın sınırlarını aşarak tehlikeli boyutlara varır. Elde ettiklerimizi korumak pahasına yapılmayacak şeyleri […]
Fener
Serinin ilk yazını görmek için tıklayınız. Serinin ikinci yazısını görmek için tıklayınız. Ne aşılmaz tepeymişsin be mübarek. Yol dediğin yürüdükçe azalır. Ayaklarım aşındı, sen aşılmadın. Ey gidi Kıvırcık Ali… O da bu tepelerden geçmiş belli. “Kapıldım bir boş hayaleSevmekten düştüm bu haleGeçiyor benim de çağımNe evim var ne ocağımDünyada tutunacağımDal tükendi, ben tükendimDal tükendi, ben […]
Meşale
Serinin ilk yazısını görmek için tıklayınız. “Bir dakika bakar mısın?” dedi. İrkildim evvela. Dönüp baştan ayağı süzmeye başladım. “Buyur” ile “Hayırdır?” arası bir mesafede ağırladım vatandaşı. “Kulak misafiri oldum” dedi. Bir kaşım yukarı kalktı gayri ihtiyari. “Evet” ile “Eee?” arası bir desibelde icabet ettim beyfendiye. “Çok şey duymadım ama bir cümleniz dikkatimi çekti, merakımı mazur […]
Güneş
Serinin ilk yazısını görmek için tıklayınız. Serinin ikinci yazısını görmek için tıklayınız. Serinin üçüncü yazısını görmek için tıklayınız. Serinin dördüncü yazısını görmek için tıklayınız. Sen şimdi yoksun yaKalın gocuklar da ısıtmaz beniYeni yöntemler gelişir ritimlerimdeAkli dengem de tanısız denge yitimiAlt üst olur ya her şeyBazen Pele de driplinge kalkarken düşerZeki Müren ilahi söylemeye yeltenirOlur bazen […]
