LATEST POST
Müteahhidlerin Ülkesi
Türkeli bir müteahhidler ülkesidir. Az önce sarf ettiğim sözlerin beton tahakkümü altına alınmış güzel vatanımızın akıbetine işaret etmediğini müjdelemek isterim. Türkiye, müteahhidlerin yani ahdedenlerin, ahde vefa gösterenlerin ülkesidir. Her devlet; dini, adeti, felsefesine göre bir yemin tesis eder. Türkeli’de esas olan ahid ise devletin yemini değil yeminin devleti oluşudur. Türkeli’nin varlığı meçhul iken yemini dosta […]
Panoptikondan Gönüllü İfşaya
İnsan muallak bir varlıktır. Arada kalır, hem de çokca. Bir tarafa doğru koşmaya niyet etse, takılır kalır ilk adımda, düşer yere. Düşüşü bazı şeyleri hatırlatır. Bu bir tezekkürdür, ama kaale almaz. Diline bile dolamadığı şeyi, kalbine indirmesi mümkün değildir. Asılı kalan şeyler arasında kalp de varsa, tarumar olmuş bir hayattan bahsetmeliyiz demektir. Kalbin asılı olması, […]
Ramazan’dan Geçerken
Azı kaldı. Düşündüğümüz gibi olmadı. Bağımlılıklar yakamızı bırakmadı. İç sesimize haberi (ilhamı) ulaştıramadık. Ramazan’ın yönlendirmelerini ilgisizlikle karşıladık. Doğrusu bir yerden sonra karmaşık sokaklardan geçmedik. Yolumuz aynı sokaklara düştü. Adımlarımızı aynı attık. Yolun başında niyetlendiğimiz şeyler tatlı bir hayal miydi yani? Hayaller yumuşacık, tasasız ve yorgunluksuzdur.Koyduğu hedeflerin gerçekleşmediğini gören insanın ümidi eskir, yorulur. Hele fevri bir […]
Kün
Varlık evreninde beklenen ve ruhu zamana sıkışmış olanımYontulmamış anılarımın hangisinden başlasam daZamana karşı dur diyebilme gücüme sahip olabilsemKi ben süvariler gibi ölümü kovalayacak kadar cesaretli de değilimKarşılaşmaların tam ortasındayken çürümeye yüz tutan bedenimleYüzüm toprağa dönük ve ruhum asılı kalıyor gökteMavilikle yankılanır iken bir yanım, bir yanım karayla halen iç içeGök gürültüsüyle beraber kaburgalarımın çatladığını hissediyorumSonrası […]
İnsan’ın Gevşek Davranışlarının Sebepleri
Ben bu davranış üzerinde kafa yordum. Kişilerin imanlarının sağlam olmasına rağmen davranışlarının gevşek oluşunun üç sebepten ileri geldiğini gördüm: Birincisi, anlık ve geçici hevesin peşine takılma; bu takılış, kişiyi işleyeceği hata konusunda gaflete düşürüyor. İkincisi, daha sonra tövbe edip bırakma ümidi. Oysa günahın işlendiği anda akıl yerindeyse, kişiyi tövbeyi geciktirmenin tehlikeleri konusunda uyarır, çünkü ecel […]
Doğruyu Bulmak Mı Doğru Bulmak Mı?
Temel meselemiz hayatın hangi alanında olursa olsun ‘doğru şeyi bulmak’ oldu daima. Fakat o şey’i, doğru bulmayı çoğu kez ihmal ettik ve hesaba katmadık. Meselâ ömrümüzün bir kısmını doğru insanı bulmaya vakfettik. Bu durum arayan insana zamanla yürünebilen her yolu mübah gösterdi. Çünkü doğru insanı bulmadaki ‘doğruluk’, arayan insana altı boş bir ahlâki zemin sağladı. […]
Işık Hüzmesi
“İyi misin Mümtaz ağabey?”Daha iyiyim Nuri. Sen ne yaptın? Kaç saattir uyuyorum?“Üç saate yakındır uyuyorsun ağabey. Hemşireyi görür görmez bayıldın zaten. Sen de az değilsin haaa! Sakinleştiriciye falan gerek kalmadan uçtun gittin!”Bana baaak!“Tamam tamam. Bir şey demedik ağabey. De…..”Ne deee?“Hala dargınım sana reis.”Niye lan?“Bir de niye diye soruyor musun harbiden?Tamam lan uzatma. Bir an gözüm […]
Başa Gelenlere Gönül Gözüyle Bakabilmek
İnsanın başına şu dört durumdan biri gelir: nimet, mihnet, musibet, masiyet. Nimete ulaşınca şükretmelidir. Mihnete ve sıkıntıya düşünce sabretmelidir. Musibete uğrayınca elden gelen tedbiri aldıktan sonra ilâhi takdire rıza göstermelidir. Masiyeti yani günahı istiğfar ve tövbe ile temizlemelidir. Bunları yapan kul, her halde Allah’a yaklaşmış ve başına gelen her şeyden hayırlı bir sonuç almış olur. […]
